'Halka Soralım' Tuzağı! / Suat Başaran
Halkçılık, ilkelerimizden biridir; amenna…
Halk iradesi, demokrasinin vazgeçilmez unsurudur; elbette…
Halkın değerleri, gözetmemiz gereken hassasiyetlerdir; tamam…
Peki bütün bunlar, halkın bakışını esas kabul eden bir dünya görüşüne dönüşmeli mi?
Asla!..
Bir Türk milliyetçisi, ‘halk’ ve ‘millet’ ayırımını yapamıyorsa, kendi kimliğini yeniden tanımlamalıdır…
Aynı şekilde ‘halk İradesi’ni, ‘millet İradesi’ ile aynileştirmesi de kendine yeni kimlik bulmak için yeterli sebeptir…
*****
Bizdeki kimi aklıevveller, Anayasa taslağının, -‘halk karar versin’ mantığıyla-, meclisten geçmesine -moda tabirle- sıcak bakıyor…
Hatta Sayın Genel Başkanımız da maalesef çok talihsiz bir şekilde buna paralel bir ifade kullanmıştı…
İşin garibi, ilk dört maddeyi ayrı tutarak kullanmıştı söz konusu ifadeyi…
İnsana sormazlar mı? Madem halk iradesi Anayasa yapmak için yeterlidir, neden ilk dört madde muaf tutuluyor?
*****
Halk, yaşayan insanlardır…
Kadın satıcısı da, çocuk istismarcısı da, kiralık katil de, halk denilen zümrede yer alır…
Millet ise tarihin oluşturduğu değerlerle şekillenmiş bir mefhum… Görülmez; hissedilir…Tarihten geleceğe taşınan bir iradeyi temsil eder ve kendisini o iradeye mensup hissedenleri kapsar...
Meselâ, Mehmet Akif milletimizin bir ferdidir; ancak oy kullanamaz…
Kadın satıcısının ise oy hakkı vardır…
Şehitlerimiz fikir beyan edemez; fakat çocuk istismarcıları oylarıyla katkı sunar…
Millet uğruna canını verenler, sonsuz suskunluğun içindeyken, milletin parasını çalanlar, söz sahibi olur ve katkı sunar…
*****
Bu noktada bir itiraz gelebilir:
“İlk dört madde Anayasa’nın ruhudur. Ona dokunmuyoruz ancak madem ki halkın kendisini yönetenleri seçme hakkı vardır, varsın diğer yönetimsel maddeleri değiştirebilsin…”
Çok masum gibi görünen bir savunma…
Ancak ‘halk iradesi’ adına yapılacak karşı tezlerle bile paramparça edilecek oldukça savunmasız ve naif olduğu da açık…
Fakat bu yazıda ben buna tevessül etmeyeceğim…
‘Evet’çi arkadaşlarımıza basit bir soru soracağım sadece:
İçerisine değerli eşyalarınızı koyduğunuz muhkem bir sandığın anahtarını bir hırsıza teslim eder misiniz?
İnanın üzerinde titrediğiniz o dört madde, o muhkem sandığın içindeki değerli eşyalardan çok daha savunmasız olacaktır…

Suat Başaran
Anahtar Kelimeler:
Suat Başaran
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bülent gezgin 3 ay önce

suat beğ, duygu ve düşüncelerimize sakin bir şekilde tercüman olduğunuz için teşekkür ediyorum. yoksa, düygu olarak pek sakin değiliz. çünki içeriden ihanete uğradığımızı düşünüyoruz.,