Fışkiyeler de kırılır-Çiğdem Akdemir

İstanbul Büyükşehir Belediye Eski Başkanı Kadir Topbaş'ın istifası sonrası yeni istifaların kimlerden geleceği konuşulur oldu.. Ardından Düzce Belediye Başkanı makamından ayrıldı.. 

Garip işler.. Sen yaranmak için adalet isteğiyle yürüyenlerin yollarına b.k dökersin, ilin merkezine rabia heykeli dikersin aferin alabilmek, göze daha da girebilmek için; ama olmayınca olmaz.. Seçim hesaplarının etkisiz elemanı oluverir, istifa ettirilip böyle etkisizleştirilirsin işte.. 

Şimdi ise gözler onda.. Acaba o istifa edecek mi, yoksa direnecek mi ve pazarlıklar mı dönüyor? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek için olasılıklar konuşuluyor.. 

Derken, AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı gazetecilerin sorularını yanıtlarken ne dedi? 
"Bir makama getirilirken her şey iyi güzel, ama makamı boşaltılmasının istenilmesi niye yadırganıyor?"

E daha ne desin? Lafın tamamını söylemiş işte.. 

Benim takıldığım nokta, işte bu geldiğimiz nokta.. 
Parsel parsel Ankara'nın satıldığı iddiasını Arınç bir kızgın anında dile getirince ses çıkmadı koca partiden, kimse makamı boşaltmasını istemedi.. 

Şimdi ufukta mühim seçimler varken bir baktık bir "temizlik" girişimi başladı.. Etiketinde "metal yorgunluğu" yazan.. 

Söz konusu başkanları tasvip etmiyor, yaptıklarını onaylamıyor, samimi bulmuyor ve bulundukları makamlardan gitmeleri gerektiğini çok uzun zamandır istiyor olabiliriz; ancak bu durum bu günlerde yaşananları normalleştirir mi? 

Farkında mısınız? Seçmediğimiz bir Başbakan tarafından yönetilirken, bu durum şimdi Belediye Başkanlarına da sirayet ediyor.. 

Cümleyi tekrar hatırlayın:
"Bir makama getirilirken her şey iyi güzel, ama makamı boşaltılmasının istenilmesi niye yadırganıyor?"

Makama getiren kim? Millet değil mi? Seçen, millet değil mi? 
Peki o makamı boşaltmasını isteyen ve bu kararı veren de millet olmaz mı normal demokrasilerde? (Gerçi bizdeki "ileri" olanıydı. ) 

Makamın boşaltılmasının istenmesi normal mi şu durumda? 

Şehrin sakinleri iyi yönetilmediklerini bas bas bağırırken, parsel parsel şehrin peşkeş çekildiğini hükümet yetkilisi kameralar önünde söylerken neden "Makamı boşaltması" istenmedi o halde? 

İstanbul'un keşmekeşine yenilerini ekleyen, yollara b.k döken, Başkent'e deniz getireni (!) onayladığımdan değil, bu kişilerin demokratik bir ülkede gitmesi gerektiği gibi gitmiş olmamalarını yadırgadığımdan yazıyorum bunları.. 

Neticede Fışkiyeler de kırılır.. Nasıl ve ne zaman kırıldığı mühim.. 

Çiğdem Akdemir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.