Evrim İslam'la çelişmez

Prof. Teoman Duralı, evrim teorisinin İslam ile çelişmediğini belirterek "Evrim, İslam’da çok işlenmiştir ve pek bir tepki de çekmemiştir. 10-11 ve 12. yüzyıllarda, en başta İbn Miskeveyh evrim olayından bahseder. Hatta öyle şeyler söyler ki Darwin bile burada soluk kalır" dedi. Duralı, İbn Miskeveyh'in "türlerin değişmesinden, hatta bitki, hayvan ve insan arasında 'geçiş türleri' olduğundan bahsettiğini" aktardı.

Evrim teorisinin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kararıyla müfredattan çıkarılması kamuoyunda tepkilere yol açmıştı. 

Teoman Duralı'nın Habertürk'ten Kübra Par'ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

Teoman Bey, sizin hem evrim hem de biyoloji üzerine çalışmalarınız var. Ayrıca işin felsefi ve İslami boyutunu da biliyorsunuz. Milli Eğitim müfredatından evrim teorisinin kaldırılmasını nasıl karşıladınız?

Evrimin çok tartışmalı bir konu olması, onun salt bilimsel bir teori olmanın ötesinde ideolojik bir sorun olarak da karşımıza çıkmasına neden oluyor. Evrim yeni bir olay değil, 2 bin küsur yıllık bir geçmişi var. Antik Yunan’da Empedokles ile başlayan bir fikir jimnastiği olduğunu söyleyebiliriz. İslam medeniyetinde de önemli bir yer tutar.


Evrim teorisi ile İslam çelişir mi?

Hayır, evrim teorisiyle İslam çelişmez. Felsefe-bilim ile dinin hiçbir yanı çelişmez. Evrim, İslam’da çok işlenmiştir ve pek bir tepki de çekmemiştir. 10-11 ve 12. yüzyıllarda, en başta İbn Miskeveyh evrim olayından bahseder. Hatta öyle şeyler söyler ki Darwin bile burada soluk kalır. Türlerin değişmesinden söz eder, hatta bitkiler ile hayvanlar arasında ve hayvan ile insan arasında geçiş türleri olduğundan bahseder.

Bu, İslam’ın yaratılış ilkelerine aykırı değil midir?

Gazzali, “Allah, her şeyi bir anda bilendir” diyerek bunun en güzel cevabını veriyor. Ben böyle bir bilgiye sahip değilim. Benim bilme istidadım yataydır. Yatay gördüğünüzde olayların sıralanışı vardır, art ardadır. Evrim de art arda gelen bir olaydır. İnsanlar, “Falanca türün benzeri filanca türdür, niye bunlar benziyor?” diye sormuşlar. “Herhalde o B türü, A türünden çıkmıştır” diye yanıtlamışlar. Nasıl ki bir çocuk annesine, babasına benziyorsa ve onların arasında bir rabıta varsa, türler arasında da böyle rabıtalar var. Allah’ın nasıl yarattığını bilmiyoruz. Adem ile Havva ayrı bir konudur. Dinde mecazlar çok fazladır. Adem, insan olma bilincini yaşayan ilk kişi. İlk insan değil ama ilk insan olma bilincini taşıyandır. Çünkü insan iki katlı bir varlıktır. Bir, tümüyle biyolojik olan bir yanımız var; bu bizim beşer tarafımızdır. Bu, canlılarla olan akrabalığı- mızı verir. Ama bir de bunun üstünde, açıklayamadığımız, maneviyat diye belirlediğimiz bir yanımız var. Bu bizim dirimsel tarafımızdan mı gelmektedir, yoksa apayrı bir yapılanmanın sonucu mudur, tartışma buradadır.

Bir makalenizde, “Canlılık bizi ister istemez ilahiyata sevk eder” diyorsunuz...

Evet, kişisel olarak bunu savunuyorum. İnsanın dirimsel yanı var ve o tarafını açıklarken evrimi göz ardı edemezsiniz. Orada bir biyolog olarak evrime başvurmak mecburiyetindesiniz. Ama bir de inkâr edemediğimiz manevi tarafımız vardır. O manevi tarafa evrimi işletemiyorum. Manevi yönümüzün en belirgin göstergesi, Peygamber’in “Utanmadıktan sonra ne yaparsan yap” lafıdır. Utanma duygusu insani yakamızın merkezidir. Bunun eşini başka varlıklarda bulamıyoruz, çünkü bu irademize dayalı bir şey, içgüdüsel değil.

Ama psikolojik bazı eğilimleri de evrim üzerinden anlatan bilim insanları var.

Biyoloji bana kalırsa bir bilimdir ama belli yörelerinin bilim olma durumu su götürür. Mesela, davranış biyolojisindeki açıklamalar çok sulandırılmıştır. Bir şeyin bilimsel olmasının en önemli göstergesi, her an iddianızı kanıtlayabiliyor olmanızdır. Geçmişteki olayların tekrarı mümkün değildir. Ama evrim geçmişi anlatan bir olaydır. Bu bakımdan zayıftır. Evrimin bilim teorisi çok çürüktür.

Evrim olmadan biyoloji anlatılabilir mi?

Anlatılamaz.

O zaman bu bize evrimin güçlü bir teori olduğunu göstermiyor mu?

Göstermiyor. Eğitim anlamında güçlüdür ama bilim teorisi açısından güçsüzdür. 300-500 milyon yıl öncesinin şartlarını bugün olduğu gibi tekrarlayamıyoruz.

Ama evrim devam etmekte olan bir şey değil mi?

Evrimin kullanılmayacağını söylemiyorum. Biyoloji yapıyorsak evrimi kullanmak mecburiyetindeyiz. Evrimi ele almadan işleyebileceğimiz tek biyoloji konusu anatomidir. Fizyoloji, genetik mutlaka evrime dayanır.

Peki, müfredattan çıkarılması hatalı mıdır?

Bir bilim konusunun ortaöğretimde enine boyuna okutulmasına lüzum yok. Nasıl ki özel ve genel relativite teorilerini, kuantum mekaniğini ortaöğretimde ayrıntısıyla göstermiyorsak, ortaöğretimde biyolojinin özel bir konusu olan evrimi de anlatmaya lüzum yok. Ama “Biyolojide böyle bir teori de geçmektedir” diye bahsedersiniz.

Evrim ile Darwinizm’i ayırdığınız doğru mu?

Evet, ikisi ayrı şeylerdir. Darwin evriminin en tehlikeli yanı, en uygun bireyin ve türün yaşaya kalması ilkesidir. Doğal ayıklanma kadar tehlikeli ve dine aykırı olan bir şey daha yoktur. Dini inkâr etmenin en açık göstergesi tesadüfçülük, rastlantıcılıktır.

Neden?

“Altta kalanın canı çıksın” der de ondan! Sadece bitkilerde, hayvanlarda kalsa amenna ama önünde sonunda insana gelecek. Spencer adlı filozof, bunu alıp insana getiriyor. İnsanla birlikte yeni bir ideoloji ortaya çıkıyor. Nasyonal sosyalizm olağanüstü derecede ilgi çekici bir ideolojidir. Darwin kapitalizmin klasik döneminde yetişiyor. Tamamen sermayeci bir kafayla düşünüyor. Marx, Darwin’de manevi hiçbir şey olmadığı için ona hayrandır. İçyüzünü ya görmüş görmezlikten gelmiş ya da görmemiş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.