Ertuğrul Özkök - Devletin Başına Devlet
HAYATIMDA MHP'ye hiç oy vermedim...

Gençliğim, ülkücülere ve rahmetli Alpaslan Türkeş'e karşı mücadele ile geçti...
Ama kader sokakları ayıran, ülkücü ve solcu gençleri, 12 Eylül'den sonra cezaevlerinin aynı koğuşlarında birleştirdi. 

* * *

Rahmetli Türkeş, 12 Eylül zindanından hepimize dersler veren bir duruş ve anlayışla çıktı...
Yeni MHP böyle doğdu...
Sonra Devlet Bahçeli geldi...
-İlk işi, "ülkücü mafya" denilen çeteleri, ülkücülerin sokağından çıkarıp atmak oldu.
-Ülkücü gençleri, sokaktan uzakta tuttu.
-Toplumsal olaylarda hep sağduyu çağrıları yaptı...
-AKP'ye karşı sıkı muhalefet yaptı.. Ama kendi programına, kendi görüşüne uygun şeyler yaptığında da destek vermekten hiç kaçınmadı.

* * *

Geçen pazar MHP'nin programının açıklandığı toplantıyı gazeteci değil, bir sosyolog olarak izledim.
Bir ülke düşünün ki... 
Çok ciddi bir etnik çatışması var. Bir ülke düşünün ki...
Bir buçuk yıl içinde 2 milyona yakın yabancı göçmen gelmiş...
Avrupa'nın en demokrat ülkelerinde bile aşırı sağ partiler bu iki yarayı insafsızca kaşır...
MHP kaşımadı...
Tam aksine hep sorumlu davrandı...
Ve bu parti şimdi karşımıza, güçlü bir ekonomi ve siyaset kadrosu ile çıkıyor...

 
Bu kadro parlamentoyu Saray karşısında güçlendirecek

-Devlet Bahçeli'nin devlet adamı duruşunu artık geniş kitleler görüyor.
Emin olun, bu duruş, enkaza dönen devletin yeniden inşasında çok olumlu katkılar yapacaktır. 


* * *


-Ekmeleddin İhsanoğlu'nun varlığı, emin olun Türkiye'nin İslam dünyasında ve öteki ülkelerde dibe düşen imajının düzeltilmesinde çok etkili olacaktır.
-Durmuş Yılmaz'ın önyargılarımızın aptallığını yüzümüze vurmadan, sakin biçimde hepimize ispat ettiği ekonomi bilgisi, devlet insanı duruşu, tarafsızlığı, dürüstlüğü ve mütevazılığı, kibir iktidarının yıkılmasına yardımcı olacak. 
İnanın bu parlamentonun itibarını yükseltecek.


* * *


-Oktay Vural'ın bu dönemde MHP'yi diri tutan siyasi performansı, Saray karşısında darbe üstüne darbe yiyen parlamentonun itibarını yeniden yükseltmeye katkıda bulunacak.


* * *


-Celal Adan gibi ülkücü geçmişten gelip, Özal pragmatizmi ile liberalleşmiş siyasetçiler, partinin yönetebilir imajını çok yükseltecek.


* * *


-Ümit Özdağ'ın aday gösterilmesi ve seçilecek bir yere konması, yıllardır özlemini çektiğimiz komplekssiz lider ve parti içi hoşgörü kavramına çok büyük katkıda bulunacak.


Cumhurun başı 'Ben kaldırdım' diyor ama Vikipedia öyle demiyor


CUMHURBAKANI Batman'da konuşuyor: "Siz istediniz, biz de olağanüstü hal uygulamasını kaldırdık..."
Cumhurbaşkanı öyle diyor ama ben öyle hatırlamıyorum.
Benim bildiğim, olağanüstü hal uygulaması, 19 Haziran 2002 tarihinde dönemin Ecevit hükümeti tarafından, 30 Temmuz 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere "Son kez" 4 ay daha uzatıldı. Yani 30 Kasım 2002 tarihinde otomatik olarak yürürlükten kalktı. Bana inanmıyorsanız, girin Google'a "Olağanüstü hal ne zaman kaldırıldı" diye yazın, gelenlere, mesela Vikipedia'ya bakın, doğrusunu görürsünüz.
AKP hükümeti 18 Kasım 2002 tarihinde kuruldu. 
Yani iktidara gelişlerinin 12'nci gününde OHAL uygulaması otomatik olarak sona ermişti.
Yani kaldırma kararını alan Ecevit hükümetiydi...
Siz öyle deseniz de tarih böyle yazacak.


O güzelim laflar neden tarihin çöplüğüne gitti
 

-"Diklenmeden dik durmak": Onca laf ettikten sonra, İran Cumhurbaşkanı ile el ele poz verdikleri için...
-"Üst akıl": Her suçüstü yakalanışta, suçu "Üst akıl" diye bir hayaletin üzerine attıkları için... 
-"Stratejik derinlik": Suriye, Irak ve Mısır'da bataklığa saplandığı için...
-"Yeni Türkiye": Eskisinden bin beter olduğu, eskisini mumla arattığı için...
-"Yetmez ama evet": Yargıyı dibin de dibine düşürmeye yettiği için...
 

Günün dedikodusu: Üçüncü havaalanına bir hayalet dadandı


CUMHURBAŞKANI seçim meydanında haykırıyor: "Üçüncü havaalanını engelleyemeyeceksiniz..."
Allah aşkına bu havaalanını kim engellemeye çalışıyor...
Çalışan biri var da biz mi görmüyoruz...
Yoksa operadaki hayalet, havaalanı hayaletliğine mi transfer oldu...
Madem artık müteahhitlik işlerine bile o bakıyor, Cumhurbaşkanı bize asıl şu sorunun cevabını vermeli:
-Dolardaki bu artıştan sonra o müteahhitler bu işi nasıl bitirecek...
-Bitiremezse ne olacak...
Bu beni çok ilgilendiriyor...
Çünkü o müteahhitlerin aldığı kredilere "Hazine teminatı" verildi.
Bu demektir ki...
Bankalardan aldıkları kredileri ödeyemezlerse, o paralar bizim vergilerimizden çıkarılacak...
Yani biz ödeyeceğiz...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.