Dezenformasyonun Efendisi:Soner Yalçın

En zor mücadele cehaletle yürütülen en zor kavga cahille girişilendir.

Daha önce de Ülkücülerle ilgili yazdığı yazılarla Türk Milliyetçiliğine dair engin birikimini ortaya koyarak akıl danelik yapan eski Maocu-aydınlıkçı yeni Ulusalcı Soner Yalçın yine MHP üzerine yazdığı bir yazı ile kinini sergilemekten kaçınmadı.

Basın dünyasında adı istihbarat servisleri ile en çok anılan, yazdığı kitaplardaki olaylar en çok yalanlanan bu akıl-dane Ünal Osmanağaoğlu Hakk’a yürüdüğünde de “katil öldü” kampanyası yürütmüştü.

Aydınlıkçılara göre MİT’çi Cemaatçilere göre JİTEM’ci bu karanlık adamın Ülkücülere karşı duyduğu kin ve nefretin arkasında ne yatar bilinmez ama Ülkücüler ve Türk Milliyetçiliği üzerine cehaleti bitecek gibi değil.

**

Daha önce bir yazı da değindim Soner Yalçın’ın hikâyesine.

Onuru ile gazetecilik yapmak yerine istihbarat servislerinin kucağında geçen bir gazetecilik hikâyesi Soner Yalçın’ın hikâyesi.

Bir tiryakinin sigaradan vazgeçememesi gibi ne karanlık mahfillerle ilişki kurmaktan vazgeçti ne de Ülkücülere kin duymaktan.

**

JİTEM’ci Cem Ersever ile yaptığı röportaj ile tanıdı kamuoyu O’nu.

Sonra uyuşturucu kaçakçısı Behçet Cantürk’ün MİT’te verdiği ifadeleri yayınladı.

Normal gazetecilik yapamıyordu. MİT ve JİTEM arasında savrulurken ardından Doğu Perinçek’in MİT’çiydi, aramıza soktular suçlamaları geldi.

Mikdad Alpay’la bağlantılı olduğu söylendi.

Yazdığı kitaplarla “dezenformasyonun efendisi” haklı şöhretini kazandı.

Bir ruh hastasının söylediklerini doğru kabul ederek yazdığı Teşkilatın İki Silahşoru yayıncılık tarihine geçti.

Tıp fakültesini bitirebilse idi belki doktor olarak insanlığa yarar sağlayacaktı ama başaramadı ve kullanılmaya uygun bir gazeteci olarak toplumun zihnini bulandırma görevini üstlenerek varlığını sürdürdü.

**

İki şeyden vazgeçemedi Soner Yalçın; karanlık mahfillerle ilişkili gazetecilikten ve Ülkücülere duyduğu nefretten.

Kini depreştikçe komplolarını okuyucusunun üzerine kustu.

Kah akıl verdi kah hakikatleri gizleyerek MHP ve Ülkücüleri karalama gayretine girdi.

İstihbarat servislerinin kulağını fısıldadığı bilgiler ışığında MHP ve Ülkücülerin zihinlerini bulandırmak istedi.

Kendi kurduğu ilişkiler üzerinden Ülkücülerin de bu tip kirli ilişkilere sahip olabileceğine inandı ve bunun üzerine komplolar üretti.

Kafa karışıklığı yaratmaya yönelik CIA’nın Eldivenleri kim sorusunu köşesine taşımak yerine irtibatlı olduğu uzmanlara sorsaydı sorunun cevabına daha kolay ulaşabilirdi belki ama o yine dezenformasyon yaratarak Ülkücüler etrafında şüphe halesi yaratmayı uygun buldu.

Geride kalan yıllar boyunca medya da dezenformasyonun efendisi sayılan bu “Ülkücü düşmanlığını karaktere dönüştüren çift kimliklinin” yazdığı yazıları okurken o yazıyı hangi ihtiyaca binaen yazdığını neyi hedefleyerek kaleme aldığını bir düşünelim.

O yazı mutlaka boşuna yazılmamıştır.

İlgili kişiler medya da yer bulmuş bu çift kimlikliye işaret verdiği için böyle iftira dolu bir yazı kaleme alınmıştır.

Yazan dezenformasyonun efendisidir şüphesiz ama bu dezenformasyona ihtiyaç duyulması ve bu çift kimliklinin böyle bir yazı yazması FETÖ'ye karşı en tutarlı duruşu sergileyen MHP tarafından bir işaret fişeği olarak okunmalıdır.

Müjdat ÖZTÜRK 05-09-2017

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.