Çataldan kılıç,Tavadan kalkan,Şahlan Türkiyem Şahlan-İlke Atakan

Teyzemin çocukları o yıllarda Bilkent’te okuyor, öğrenci evinde kalıyorlardı. Benim hem kendi işyerim vardı, hem de tercümeler yaparak işyerini ilk zamanlar döndürecek kadar para kazanmaya çalışıyordum. Kalan zamanımda da arkadaşlarımla vakit geçiriyordum. Haberlere kısaca bakıp geçmek dışında siyasi alemle ilgim yoktu.

Bir anda kuzen saate baktı. Mutfağa koştu.

- “Başlıyoruuuuz!” diye bağırdı içeriden.

Bir tava birkaç tencere, 5-6 kaşıkla geldi. Elime bir tencereyle iki kaşık tutuşturdu!

- “Kuzen sen bu tencereye kaşıkla vuracaksın!” dedi.
- “Niye?” diye hayretle sordum.
- “Ses getireceğiz.” dedi.
- “Niye?” diye sordum yine şaşkınla.
- “Susurluk kazasına karşı eylem yapıyoruz.” dedi.

O sırada aceleyle düdük çalmaya başladı. Bir anda herkes pencereye çıkıp şangır şungur tencere tavayla “ses getirmeye” başladı. Öbür kuzen fotoğraf makinesini kaptı. Fotoğraf çekmeye başladı. Sonra diğeri koşup ışığı kapatıp açmaya başladı. Ben utanç içinde balkonun içinde yere sığındım, gözlerimi kapattım. Bunlar “Haydi kuzen daha yüksek sesle!” dedikçe panik halinde tencereye vuruyorum.

Neyse ki eylem bitti.

Kaşıktan kılıç, tavadan kalkan devşirildiğine ilk o zaman şahit olmuştum. Kılıç kalkan ekibi oynuyordu sanki.

Bizimkiler yaramaz çocuklar olarak kahkahalar atıyor, evin içinde koşturuyordu.

- “Çok iyi fotoğraflar çektim.” diyordu biri.
- “Dün Onur eylem fotoğrafını göstermişti. Biz de panoya asalım bu resimleri diyordu.”
- “Ne yapıyorsunuz çocuklar?” diye sordum.
- “Kuzen sen de hiç modayı bilmiyorsun. Bilkent’te son moda yaşam biçimi bilmiyorsun. Duyarlı vatandaş olacaksın. Biz hükümeti dize getireceğiz.” dedi.
- “Tencere tavayla mı dize getireceksiniz hükümeti?” diye sordum.
- “Ya kuzen artık yeni trend bu.” dedi.

Böylece toplumsal eylemlerin mali ya da soyut bir değer gibi alınıp satıldığına, insanların kendilerine değer katmak için bunları kullandığına ilk kez şahit oldum.

Toplumsal tepkilerin ileride gösterilmek üzere fotoğraflanıp, çevreye “Ben buyum.” diye gösterilerek bir yaşam biçimi haline geldiğine ilk kez şahit oldum.

Toplumsal duyarlılığın bir marka, bir rozet gibi insanların kendilerine kattığı bri meta haline gelişine ilk kez şahit oldum.

Bu davranışlar sonuç almak ya da bir şeyleri değiştirmek ile değil, çevrede bir imaj edinmekle güdüleniyordu.

Nitekim Susurluk eylemleri Fikri Sağlar’ı popüler yapmak dışında hiçbir işe yaramadı. Ama eylemciler bunu takip etmedi zaten. Onlar yeni bir “imaj” edinmişlerdi.

2007’de Cumhuriyet Mitingleri geldi. Mitinglere gelen davetleri geri çevirdiğimizde, “Duyarsız! Vatan haini!” diye haykıran arkadaşları kırmamaya çalıştık. Cumhuriyet mitinglerinde vatan kurtardığını sananlar, Atatürk’ü dirilttiğini sananlar, Cumhuriyeti AKP iktidarından kurtardığını iddia edenler, 2007 seçimlerinden sonra sustu. “Halk geri zekalıymış. Biz ne yapalım?” dediler.

Bugün Gezi Parkı eylemlerinde, metalaşmış “toplumsal duyarlılık”, “vatanseverlik”, “kahramanlık” imajlarını edinmek uğruna çevreye mahalle baskısı yapanlar terbiye sınırlarını aşıyor önceki eylemlerde olduğu gibi.

Gerçek şu ki, toplum mühendisleri 8-10 yılda bir Susurluk eylemleri, Cumhuriyet Mitingleri, Gezi Parkı eylemleri gibi bir eylem ortaya atıp, kendinden memnuniyetsiz %3’lük kesimin değersizlik komplekslerini tatmin ederek, onların önemli bir değişime yönelmesinin önüne geçmeye çalışıyor.

Bakalım bizim bu eylemecilere “Erzurum Miting’ini Protesto Ediyoruz.” çalışması başlatacak mı? Devlet Bahçeli’ye o kadar çirkin ithamlarda bulunanlar, bunu yaparlarsa şaşırmayacağım. TGB gibi marjinal gruplar böyle üye kazanıyor.

Bizim kılıç kalkan ekibinin ülkücülük ve vatanseverlik derecesini 22 Haziran’da göreceğiz.

İlke ATAKAN, 2 Haziran 2013

Not: Kılıç, kalkan ve neferler süper!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İlke Atakan 3 yıl önce

Erzurum mitingini protesto çalışmalarını başlattılar bile.