Bu saldırı ne anlama geliyor?-Metehan Demir

 

Türkiye PKK terörünün belki de artık sonuna geldi diye tam derin nefes almaya hazırlandığı sırada yakın tarihinde karşılaştığı en büyük saldırılardan birinin şokunu yaşıyor. 40’dan fazla ölü ve yine ağır onlarca yaralı. Şok olmuş bir millet, harap olmuş sinirler ve ülkedeki zaten gergin siyasi kamplaşmanın insanı mantıktan zaman zaman uzaklaştıran “Bak gördün mü senin desteklediklerin yaptı, hayır seninkiler yaptı” diye devam eden bir kafa karışıklığı... Şu ana kadar herkesin birbirini suçlamasının haricindeki tek net veri 45 ölü.

HERKESİN “HAKLI” SENARYOLARI

Ama öğlen saatlerinde meydana gelen patlamadan bu yana sosyal medyaya ve televizyonlardaki analizlere baktım ve, 
1- Türkiye’nin kendisine karşı politikalarından rahatsız olan Esad yaptı,
2- Kontrolden çıkan muhalefet yaptı, zaten Türkiye şımartmıştı, Türkiye’de cirit atıyorlardı,
3- El-Kaide benzeri radikal dinci örgütler yaptı,
4- İsrail yaptı,
5- Türkiye’yi öne sermek isteyen Amerika yaptırdı,
6- PKK da olabilir,
7- Yabancı servislerden herhangi biri olabilir,
diye devam eden ve herkesin kendince haklı gerekçeler bulduğu senaryolarla karşılaştım. Herkes kendi doğrusunun arkasında.

ANLAMSIZ İÇ KAVGALAR

Ülkede sağlam bir Esad’çı ekip de var. Aynı zamanda hükümetin karşısındaki muhalifler de bunu hükümetin politikalarına bağlıyorlar. Sonuçta herkes patlamadaki acı tablodan ve bunun bir an evvel faillerinin bulunması bir yana Türkiye’nin anlamsız iç kavgalarıyla vakit geçiriyor. Eleyerek gidelim ama tarafsızca.

DOSTSANIZ YANLIŞI SÖYLEYİN

Çünkü son dönemde şöyle bir şey var. İyi olan şeyleri takdir ettiğinizde sanki artık bu bir yükümlülükmüş gibi artık her şeyi doğru bulmanız gerekiyor. Yani hükümet ne yaparsa “doğru” demek zorundasınız. Eğer zaten dostsanız bazı şeyleri yanlış görüyorsanız açıkça söylemeniz lazım, ama iyinin de hakkını vermek gerekiyor. Bugün Türkiye’de her şey kötü her şey yanlış demek zaten vicdansızlıktır. Ama bu bir taraftarlık değil. Yani ya her şeye birden kötü deyip küfür edeceksiniz ya da her şeye sıfır hata sorunsuz diyeceksiniz... Böyle bir şey dünya tarihinde de Türkiye’de de olmadı. Hükümete de muhalefete de tavsiyem, “Ne yapıyorsanız doğdurur efendim” diyenlerden uzak durmaları.

POLİTİKA HEM GERÇEKÇİ HEM DUYGUSAL

Şimdi gelelim gerçeklere. Türkiye’nin başından beri Suriye politikası belki de sınırdan acıyı çok yakından hissettiğinden olmalı, gerçekçi ama bir o kadar da kendine zarar verecek kadar duygusal ve öne çok atılgan. Yani zaman zaman Dışişleri’nin batının “sen önden git biz arkadan geliyoruz” gazına geldiğini düşünüyorum. Bu patlama ilk kez olmadı. İki pilotumuzun şehit olduğu uçağımız düşürüldü. “Tesadüfen” onlarca top mermileri topraklarımıza düştü. Sınır kapısında patlayan bombalar, mülteci kamplarında devlet görevlilerimize yapılan saldırılar bugünkü patlamanın ön habercileriydi.

“ARTIK İŞİN İÇİNDESİN” MESAJI

Her şeyden öte bu saldırı Reyhanlı üzerinden açıkça Türkiye’ye yapılan bir saldırı. Bu kimseyi gaza getirmek için söylenen bir söz değildir. Gerçekten de bunu yapan failler bulunduğunda ölen onlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hesabının sorulması adına muhatabına bedeli ödettirilmelidir. Ama öyle bir profesyonel bir saldırı ki Türkiye’ye açıkça, “Sen artık bu işin içindesin” denildi.

TÜRKİYE ARTIK “ORTADOĞUCA” DİNLİYOR

İçeride Esad’çılar va Esad karşıtları var. Şimdi onların arasındaki kavgayı bir kenara bırakalım ve Ortadoğu gerçeğine dönelim. Bu artık Türkiye’nin yüzleştiği ve yeni dinlemeye başladığı bir dilin adıdır: “Ortadoğuca”. Bu öyle bir dildir ki Ortadoğu’da, Beyrut’ta konuşulur. Filistin’de İsrail’de diğer hassas yerlerde konuşulan dildir. Bu Reyhanlı’yı Lübnan haline getirmenin uzantısıdır. Yani olay olur ama bir türlü kimin yaptığın anlayamazsın, ancak o olay sana bazı dikteleri zorlar ve açıkça mesajları önüne koyar.

ERDOĞAN’A MESAJ MI

Başbakan Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta ABD Başkanı Obama ile önemli bir görüşmesi var. Bu ziyaret öncesinde Suriye’de kimyasal silah kullanıldığına yönelik Washington’a eli dolu gideceği yönündeki açıklaması ve Esad’a sert çıkışları akla haklı ve kuvvetli olarak “Acaba Esad, Washington öncesi Erdoğan’a mesaj mı vermek istedi?” sorularını getiriyor. Bazıları diyor ki bu, bu kadar basit olamaz. Bunu olsa olsa Türkiye ile Esad’ı karşı karşıya getirmek isteyenler yapar. Pardon! Zaten Türkiye ile Esad karşıya değil mi? Bu neyin analizi? Bu sadece Türkiye’yi bir gerçeklikle baş başa bırakmanın çıkışıdır. “Buyur bakalım Türkiye ne yapacaksın görelim şimdi”nin çıkışıdır.

F-4 HALA AKILLARDA

Bazıları diyor ki Esad’ın bu kadar derdi varken bunu yapmaya cesaret edebilir mi? Kafasına İsrail’den onlarca bomba yiyerek çaresizce olayları izleyen Esad’ın bir Türk F-4 uçağını düşürebilecek cesareti göstermesi hala akıllardadır. Patlama tamamen Suriye ile ilgili Esad ya da dolaylı olarak Esad’çı bir ekibin yapmış olması muhtemeldir. Artı, Türkiye’den hoşlanmayan bir ekibin.

SINIRDAKİ ZAYIFLIK MORAL BOZUCU

Sınırdaki kontrol zayıflığına değinmek bile istemiyorum. Çünkü çok moral bozucu. Geçenlerde Amerikalı turisti öldüren bir katil bile İstanbul’dan sınıra gidip rahatlıkla Suriye’ye geçip geri gelebilmişti. Yani sınırdan şu anda giren çıkan belli değil. Bu bomba yüklü araçlar da nasıl girdi nasıl çıktı, bu bombalar nasıl getirildi. Kısa sürede bulunması gerekiyor. Bulamadığımız her fail, maalesef yeni patlamaları da beraberinde getirebilir.

REYHANLI SEMBOLİK BİR YER

Reyhanlı son dönemde kimyasal gaz kurbanlarının tedavi edildiği iddia edilen yer. Bu açıdan da sembolik önemi vardı. İş kısa sürede failleri bulmakta kilitleniyor. “O yaptı bu yaptı” kavgasıyla birbirine gireceğimize delilleriyle gerçek failin bulunmasını bekleyelim. Yoksa bu olay vatandaşların acılarını geçer, Türkiye’nin iç siyaset kavgası haline gelir. Bu alelade bir örgüt işi mi bilmiyorum. Ama tek bildiğim gerçek, saldırı Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılmıştır. Bu, “gidelim Suriye ile savaşalım” değildir. Ama kim yaptıysa bu masum vatandaşların kanının hesabının en ağır şekilde sorulması ivedilikle gerekmektedir.

Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali YILMAZ 4 yıl önce

Olaya ben biraz farklı bakıyorum. Olayı THKPC nin ACİLCİLER Kolu gerçekleştirmiştir. Acilciler 80 öncesi bilinen Nusayri-Alevi Davası peşinde olan, Hatay'ı Türkiye'den ayırıp Suriyeye bağlamaya çalışan önceleri Baba ESAD'a bağlı olup şimdilerde uzun bir uyuklama döneminden sonra tekrar ortaya çıkan bir örgüttür. PKK nın bir başka versiyonudur. Lideri Mirac URAL, APO'nun yakın arkadaşıdır. Beşşar Esad'ın Yeğenlerinden bir ile evli olup Şam'da Sarada yaşamaktadır. Daha geçenlerde ilk kez Sahil Kasabası olan BANYAS'ta 300 sivil Sünniyi katletmiştir. Hatta Kafası kesilmiş küçük kızın resimleri medyada yayınlanmıştır. Esad'ın tek bir amacı vardır. Suriye'yi 3 e bölüp Nusayri Cumhuriyetinin Devlet Başkanı olarak yoluna devam etmektir. Nusayriler ilginçtir, Kuzeyde ve Hatay'a yakın bölgelerde toplanmışlardır. Hatayın 1/3 ü Nusayri olarak bilinir. Amac Suriye'nin Kuzeyinde ve Hatay'ı da içine alacak şekilde Nusayri Devleti kurmaktır. MHP ye yönelik olmasını şöyle değerlendiriyorum; Son seçimlerde Hatay'daki oy dağılımına bakmakta fayda vardır. Nusayrilerin çoğunlukta olduğu İlçelerde CHP önde gitmektedir. İP de güçlüdür. Hatta Samandağ'da ÖDP 1. sırada oy almıştır. 12 ilçenin 6 sında MHP 1. sıradadır, Reyhanlı'da da % 38 ile kılpayı 2. sıradadır. MHP nin İlçelerdeki oy oranları şöyledir; Yayladağ % 51, Belen % 50, Dörtyol % 47, Kırıkhan % 42, Kumlu % 40, Hassa % 30. Reyhanlı'da 3 gün önce MHP li İlçe Halkı Sığınmacıların kampına saldırıp olay çıkarmışlar, olaylar Sabah saatlerine kadar devam etmiş, arabalar yakılmıştır. Esad, ACİLCİLER'i taşeron olarak kullanarak 2 şey amaçlamaktadır. Kendisine amaçlarına engel teşkil eden Hatay Genelindeki MHP gücünü kırmak istemektedir. Bunun için Reyhanlı özellikle seçilmiştir.İkinci olarak Sığınmacılara karşı tepkiyi büyütmek için bu tür kışkırtıcı provakasyona başvurmuştur. Sonuç olarak MHP nin Türkiye için ne kadar önemli EMNİYET GÜCÜ olduğu olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bizim ne kadar Kutlu bir Davanın Yolcuları olduğumuzun başkalarından önce kendimizin farkına varmamız durumunda bu gücün önüne çıkabilecek hiç bir kuvvet olmayacaktır. Ne yazık, kendi değerimizin, gücümüzün kendimiz bile farkında değiliz.