Bu Milleti Bu Sistemden Kim Kurtaracak-Rüstem Fırat

Uyandığında yataktan kalkmadan başlıyor kâbus.

Daha elektrik düğmesine dokunduğun an.

Kullandığın elektrik bedeli üzerinden TRT’ye, Enerji fonuna katkı payı ödüyorsun.

Yetmiyor.

Senden kesilen bu haracın bile % 18 KDV’sini yüklüyorlar sana.

Uyku mahmuru tuvalete girdin. Hacet göreceksin.

Yalnız değilsin.

S….n B..u sayanlar var başucunda.

Atık su vergisi ile b..una tüy dikiyorlar.

Ruhun duymuyor ama elini musluğa attığın an sıradaki vergi yapışıyor yakana.

Kullandığın su bedeli üzerinden % 8 KDV daha.

Kurtuldun mu?

Kurtulamazsın.

Langırt köy sandığı.

Çevre temizlik vergisi geliyor peşinden.

Niye?

O kullandığın su ile çevreyi kirlettin ya.

Su için ödediğin katkı paylarını saymaya başlasam yazı biter.

Gözlerini ovuştura-ovuştura çıktın helâdan.

İşe gideceksin traş olman lazım.

Traş köpüğüne uzandığında %20 ÖTV’yide yerleştiryorlar acımadan.

%20 ÖTV yetmiyor bunlara. Ödediğin % 20 ÖTV üzerinden %18 KDV daha yerleştirdiler mi rahatlıyorlar.

Traş olurken kayan jilet sanıyorsun hala.

Çay demledin. Kahvaltı edeceksin.

Yediğin, içtiğin ne varsa geçirdiler vergiyi.

Dolaylı vergi bunların adı.

Sektirip sektirip yerleştiriyorlar hanene.

Çalışıp didinip aldığın 30 bin liralık bir araba var ya kapında.

Araba aslında 30 bin lira. Haberin olmadan 11.500 lira ÖTV, 8 bin lira KDV, 500 lira da MTV bayılmışsın devlet babaya.

50 bin lira ödemişsin ya. 50 bin liralık araba bindiğini sanıyorsun.

Hiç kullanmasan, kapının önünde yatırsan trafik sigortasından, kaskodan, alım satım harçlarından, bandrollerden ne kadar vergi ödeyeceğini bilsen oturur ağlarsın.

Marşa bastığın an yeni bir felaket.

Rafineriden 1.6 kuruşa çıkan 1 litre benzin ÖTV, KDV, katkı payları v.s. ile 4.95 kuruşa giriyor depona. Depon küçükmüş büyükmüş fark etmez. Ne kadar alabiliyorsan o kadar pay alıyorsun pompadan.

50 bin liraya satın aldığın bir araba için 5 yılda kullandığın yakıtı da hesaplarsan 50 bin lira daha vergi ödüyorsun devlet babaya.

Dolaylı vergiler uzayıp gidiyor böyle.

Giydiğin gömlekten içtiğin sigaraya aldığın nefese kadar.

Nefesin vergisi mi olur?

Sana temiz hava sağladığını iddia ederek yapıştırdıkları vergi ne?

Uydurabildikleri kadar vergi uydurmuşlar sana.

Ama doymamışlar.

Ceza kalemleri var devlet gelirlerinde.

Ceza kesip bütçe açığını kapatacaklar.

Mahkeme kararları varmış, arkadan plakaya ceza yazılamazmış!

Hakkı hukuku umursayan kim?

Her iki ayda bir devlet babadan bir zarf gelir kapına.

70 lira.

Hayatında geçmediğin yolda kesilmiş ceza.

Yolun açık. İtiraz et.

70 lirayı kasmadan öde diye bir de formül uydurmuşlar. Geciktirmeden ödersen % 25 indirim.

50 lira için savcılık, dilekçe, git-gel.

Biliyorlar uğraşamayacağını.


Çalışansın.

Üç kuruşu hesap ediyorsun.

Bir bak bakalım maaş bordrona.

O kesintisi bu kesintisi ortak olmuşlar emeğine.

Bin altı yüz lira olan maaşının beş yüz lirasını haraç alıyorlar senden.

Sen de patrona öykünüyorsun.

Patron ne yapsın?

Adam ödediği kiraya stopaj ödüyor. Senin adına her ay 400-500 lira devlete vergi ödüyor. Yetmiyor. Senin için ödediği verginin, maaşın da hem stopajını hem KDV’sini ödüyor.

Devletin kestiği kesintiler, paylar, vergiler olmasa zaten iki katı maaş alacaksın.

Çalıştığın iş yerinin durumu devletin umurunda değil.

Kestiği faturayı tahsil etmiş mi edememiş mi?

Faturayı kestiği an Deli Dumrul iş başında.

Peşin vergi mi olurmuş kardeşim?

Bu memlekette var.

Gelir vergisi, muhtasarı, kurumlar vergisi, kaynak kullanımı destekleme fonu kesintisi, konut fonu kesintisi, savunma sanayi destekleme fonu kesintisi, stopajı, özel işlem vergisi, eğitim, gençlik spor ve sağlık vergisi, geçici gelir vergisi, çıraklık fonu, fazla ve yersiz ödemelerden kaynaklanan kalem var arkadaş.

Adam keyfine göre fazla para cezası kesiyor.

Fazla ceza kestik diye vergi ödettiriyorlar bu memlekette.

300 çeşit vergiden bahsediyorum.

Yetmiyor tabii.

Doymuyorlar.

Daire aldın.

Vergileri karıştırmıyorum artık. Girsek devletin bizi nasıl daire şekline getirdiğini daha iyi anlarız da gerek yok.

Yahu kolalı gazozlara ilişkin özel tüketim vergisi ödedikten sonra daire olmuşsun zaten.

Yalnız şu otoparklar var ya.

Deli ediyor adamı.

Yeni yapılan her binanın ilgili yönetmeliklere göre otopark yapma zorunluluğu var.

Sokakların darlığı ve bina metrekareleri elverişsiz. Neticesinde otopark yapılamıyor.

Belediyeler yıllardır her yeni binadan yapılamayan bu otoparklar için para alıyor.

Bugünkü parayla en küçük bina için müteahhitlerin belediyelere ödediği para minimum 15 bin lira civarında.

Elbette bu 15 bin lira da maliyet hesabına konularak bu daireleri satın alan bizlerden tahsil ediliyor.

Yani satın aldığımız her dairede belediyenin kullanımımıza tahsis etmek üzere otopark yapması için minimum 2 bin lira ödüyoruz. Kime? Belediyelere.

Belediyeler toplanan bu paralar ile uygun yerlere genel kullanıma açık otoparklar yapmak zorunda.

Ama gerçekte ne oluyor?

Belediyeler bu parayı yedikleri, otoparkları yapmadıkları gibi tutuyor kapımızın önüne parkomat koyuyor. Resmen haraç kesiyor.

Kapımın önünde iki senede bir değiştirdiğin kaldırımların parasını da bana ödetiyorsun. Bu neyin parası demene fırsat yok.

Yetmiyor. Otopark yapılabilecek alanları trilyonlarca liraya birilerine ihale ediyor. Bizim parasını peşin olarak ödediğimiz bu otoparklarla yine bizi söğüşlüyor.

Yetmiyor.

Bu yapılan otoparkları utanmadan sıkılmadan afişlerle, pankartlarla, billboardlarla hizmetimiz, çalışmamız diye gözümüze sokuyor.

Sistem dedik ya.

Bankalar boş durur mu?

Yasa var yasa.

Kredi kartı aidatı alınamaz. Dosya masrafı alınamaz.

O’nlar da sistemin parçası değil mi?

O’nlara da vermezsek ayıp olur zaten.

Kimsenin milletin hakkını koruduğu yok zaten.

Kaçak-göçek bedellerini mi sayalım, memur ücretlerinden kesilen garip-gurip kesintileri mi?

Diyeceğim o ki;

Petrolden alacağın kadar aldın da üstüne bindirdiğin ‘Petrolden devlet hakkı’ nedir arkadaş.

Ümüğümü sömürdün akşam bir maça kızı oynayacağım dediğimde benden tahsil ettiğin o oyun kâğıdı gelirlerini nerenden uydurdun?

Ömür boyu haracımı kestin. Kanımı emdin de tüm haraçlarını almana rağmen dişimden tırnağımdan arttırdığım üç kuruş birikimimden, çocuklarıma düşen paydan veraset ve intikal vergisi adı altında kesintiyi yapmayı kendine nasıl hak gördün?

İktidara alternatif bir düşünce üreteceksek önce sisteme alternatif bir program hazırlamalıyız.

Milleti ezen bu sistem, bu zulüm devam ettikten sonra Türk Milliyetçileri iktidarda olsa ne olur, olmasa ne olur.

Bu arada Deli Dumrul’un ruhuna Fatiha.


RÜSTEM FIRAT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.