Bizim olmayan kavganın günahı ve sevabı kime yazılır ?

31 mart'da Türkiye genelinde yerel seçimler yapıldı...
Bir kaç ilçe ve İstanbul hariç , seçimler YSK tarafından onaylandı...
İstanbul için 23 Haziran'da seçimlerin yenilenmesine karar verildi.

Kamu oyuna göre bu seçimlerin iki kilit seçmeni var...
Birincisi ülkücüler...ikincisi Kürt seçmenler.
İki seçmen kitlesini ikna çabaları için,hem İyi partililer,hem de MHP yetkilileri seferber olmuş ve İstanbul'u kapı kapı geziyorlar.

Hatta MHP genel başkanı,geçen belediye seçimlerinde (Rasim Acar)kendi adayları için yapamadığı fedakarlığı, AKP adayı için yapmaktadır.

Ülkücüler gördüğüm kadarı ile yine(yastık altında tabanca)rolü verilmiş.

Aslında dün referandum da hayır veren ülkücüler ,gerek Ankara da,gerekse İstanbul'da aynı duruşu sergiliyor, dün hayır veren ülkücülerin geneli , ülkenin artık Akp iktidarına dur demesi gerektiğine inanıyorlar.

Evet !.
Dün referandumda kapı kapı gezdik ve hayır çıkması için uğraştık,geriye dönüp o referandumu tartışacak halimiz yok.

Bugünkü kavga asla ülkücülerin kavgası değildir,bugünkü kavga "ülkenin sorgulayanlarının değil,ülkenin kaymağını yiyenlerinin kavgasıdır."

Ferdi olarak geçmişte başkanlık yapmış kişiler...
Ya AKP adayını desteklediklerini açıklıyor ve onun kavgasını veriyor...
Yada CHP adayını destekliyor,onun kavgasını veriyor.

Burası Ankara değil ve aday Mansur Yavaş gibi ülkücü biri değil...
Şimdi moda oldu(!)milletin ya abisi ülkücü,ya babası öyle bir şey yok.

Ülkücülerin kavgası; ancak ülkücü için olur.

Ülkücü başkaları için kavga yapmaz ve hiç bir heyecan duymaz.

Ülkücü sadece kendi dava arkadaşı için...
Afiş asar...yazı yazar...sokakta kavgasını verir.

Ben İstanbul seçmeniyim ve ne yazık ki;ülkücü bir aday olmadığı için hiç bir heyecan duymuyorum.

Tabiki!.
Bu işin günahı ülkücüleri bu hale düşürenlerindir...
Bu işin sevabı soran ve sorgulayan,inandığı değerler üzerine yaşayan ülkücülerindir.

Ne yazıkki;
Ülkücüler potansiyelinin en yoğun dönemlerini yaşıyor,kendi amblemleri ile seçime giremiyor...

Ülkücüler yetişmiş insan potansiyeli 3-5 ülkeyi yönetecek güçteyken,iki kalıba sıkıştırılmak istenmektedir.

Şunu net ifade edebilirim:
Onun bunun kavgasını ülkücülere yaptıranlar,bir gün yok olacaklar, fakat ülkücüler Ebed müddet bu ülkenin yönetiminde var olacaktır.

Bugünkü manzara 12 Eylül'den sonra,ANAP ve DYP için birbirini yiyen,o günkü kavgaya benziyor.

O gün ülkücülere kavga yaptıran ne ANAP kaldı,ne de DYP kaldı,ülkücüler ise daha da güçlendi ve birbirini yemelerine rağmen büyük bir potansiyele ulaştı.

Sonuç nedir:
Evet!.
Seçmeniz ve oy kullanacağız,aklımız başımızda ne yapacağımızı biliyoruz.
Ne İmamoğlu için,ne de Binali için asla kavga yapmayacağız.

Kimse kusura bakmasın;bu kavga asla bizim kavgamız değildir.

Habib Yalçın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.