Baransu:Süreci bitireni tarih affetmez!

Baransu, Cemil Bayık'ın 1 Eylül’e kadar Türk hükümetine süre vermiştik. Şimdiye kadar bir şey görmedik. Bu, şu anlama geliyor: Sorunu çözmek istemiyor, ezmeyi esas alıyor. Savaşmak istiyor. Buna karşı kendimizi savunacağız. Gerillayı durduruyoruz.” sözlerini değerlendirdiği yazısında Başbakanın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın da Cemil Bayık'ın sözlerini destekler nitelikte yazılar yazdığını söyledi:

Yapılan bu açıklamalar, sürecin gün geçtikçe tıkanma noktasına doğru gittiğini ortaya koyuyor. Hükümet adına konuşan Yalçın Akdoğan’ın yazılarına baktığımızda da benzer tabloyu görmek mümkün.

Örgütün, devleti ve AK Parti’yi zor duruma sokmak için taleplerini her geçen gün artırdığını belirten Akdoğan, yapılan açıklamalarla kamuoyunda oluşan algı ve beklentilerin sekteye uğradığını söylüyor.

Akdoğan’ın ve Bayık’ın açıklamalarına bakıldığında her iki tarafta da bir güven sorunu olduğu açık.

Çözüm sürecinin başladığı sekiz aylık dönemde, iyi niyetli tavsiye, öneri ve eleştirilerin “savaş istiyorsunuz” noktasına getirilmesi, belki de bu sürecin en önemli hatalarından biriydi.

Kulakların eleştirilere tıkanması, herkesin kendi doğruları ekseninde hareket etmesi sürecin bugün tıkanma noktasına gelmesinin nedenlerinden biri.

İşte bu bakış açısından dolayı, sekiz aylık dönemde, süreçle ilgili mümkün olduğu kadar yazı yazmamaya çalıştım.

Ancak geldiğimiz noktada, eleştirilmesi gereken çok önemli noktalar var. Yapılan hataları sıralamak yerine, önemli birkaç noktaya parmak basıp, bundan sonraki sorumlulukları hatırlatmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmemesi, yapılan protokollerin Meclis’le, kamuoyuyla, âkil adamlarla, paylaşılmaması sanırım en önemli yanlışlardan biriydi.

 Baransu, tüm bu hatalara rağmen sürecin devam etmesinin gerekliliğini vurguladığı yazısını "Tarih bu süreci bitiren tarafı affetmeyecektir." diye bitiriyor.

Baransu'nun yazısının tamamını okumak için tıklayınız. 
Baransu, Cemil Bayık'ın 1 Eylül’e kadar Türk hükümetine süre vermiştik. Şimdiye kadar bir şey görmedik. Bu, şu anlama geliyor: Sorunu çözmek istemiyor, ezmeyi esas alıyor. Savaşmak istiyor. Buna karşı kendimizi savunacağız. Gerillayı durduruyoruz.” sözlerini değerlendirdiği yazısında Başbakanın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın da Cemil Bayık'ın sözlerini destekler nitelikte yazılar yazdığını söyledi:


Yapılan bu açıklamalar, sürecin gün geçtikçe tıkanma noktasına doğru gittiğini ortaya koyuyor. Hükümet adına konuşan Yalçın Akdoğan’ın yazılarına baktığımızda da benzer tabloyu görmek mümkün.

Örgütün, devleti ve AK Parti’yi zor duruma sokmak için taleplerini her geçen gün artırdığını belirten Akdoğan, yapılan açıklamalarla kamuoyunda oluşan algı ve beklentilerin sekteye uğradığını söylüyor.

Akdoğan’ın ve Bayık’ın açıklamalarına bakıldığında her iki tarafta da bir güven sorunu olduğu açık.

Çözüm sürecinin başladığı sekiz aylık dönemde, iyi niyetli tavsiye, öneri ve eleştirilerin “savaş istiyorsunuz” noktasına getirilmesi, belki de bu sürecin en önemli hatalarından biriydi.

Kulakların eleştirilere tıkanması, herkesin kendi doğruları ekseninde hareket etmesi sürecin bugün tıkanma noktasına gelmesinin nedenlerinden biri.

İşte bu bakış açısından dolayı, sekiz aylık dönemde, süreçle ilgili mümkün olduğu kadar yazı yazmamaya çalıştım.

Ancak geldiğimiz noktada, eleştirilmesi gereken çok önemli noktalar var. Yapılan hataları sıralamak yerine, önemli birkaç noktaya parmak basıp, bundan sonraki sorumlulukları hatırlatmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmemesi, yapılan protokollerin Meclis’le, kamuoyuyla, âkil adamlarla, paylaşılmaması sanırım en önemli yanlışlardan biriydi.

 Baransu, tüm bu hatalara rağmen sürecin devam etmesinin gerekliliğini vurguladığı yazısını "Tarih bu süreci bitiren tarafı affetmeyecektir." diye bitiriyor.

Baransu'nun yazısının tamamını okumak için tıklayınız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.