\'#ATA\'NIN İZİNDEN

Geçtiğimiz ay Ülkücü yazarlar arasında tartışılan 'Sosyal medya ve Milliyetçiler' konuları oldukça dikkat çekmişti.

Ben o zamanlar yazmak istediğim bu yazımı yoğunluğumdan dolayı yazamamıştım.

Ancak son günlerde konunun daha çok gündemimizde olmasından dolayı bu yazı için hiç de geç kalmış sayılmam.

Öncelikle geçen ay yazılanları bir hatırlayalım;

Sayın Dr. Hayati Bice’nin “İnternet ve Sosyal Medya: Ülkücü Göstergeler” isimli yazısı ile açılan bu yeni tartışma-araştırma sahası diğer yazarların katkısı ile oldukça zenginleşti.

Akabinde Türk Milliyetçileri adına çok önemli bir akademisyen olduğunu düşündüğüm ve aynı köşeyi paylaştığım sayın İkbal Vurucu'nun "Yeni Nesil Ülkücülük ve Yeni Mekan İnternet" başlıklı yazısı konunun can alıcı noktalarına temas etmişti.

Konuyla ilgili hatırladığım sayın Uğur Tarhan'ın "Yeni Nesil Ülkücüler Üzerine" ve sayın Emre Ece'nin

"Örgütlü Ülkücüler ve Ülkücü İnternet Projeleri" başlıklı yazıları oldukça katkı sağlayıcıydı.

Ben de nacizane olarak konuyla ilgili görüşlerimi bu yazı sayesinde sizlerle paylaşacağım.

Bana göre Türk Milliyetçilerinin en büyük sorunlarından biri kitlesel propaganda ve iletişim araçlarını kullanamıyor olmasıdır.Bir diğeri de sosyal anlamda farklı dokunuşlar yapabilecek STK örgütlenmelerini sürekli ihmal etmesidir.

Bu hamlelerin 'fikirler savaşı' olarak niteleyebileceğimiz siyaset platformunda kullanılan çok önemli silahlar olduğu artık aşikar hale gelmiştir.

Bu alanlarda Türk Milliyetçiliğinin eksiklerini kapatmak yine münferit olarak insiyatif kullanabilen kişilere kalmıştır.

Öyle ki; bu kişiler kendilerini madden ve bilgi yönünden aşabileceklerini düşünmeksizin kendilerince bir vatan müdafası olarak gördükleri bazı girişimlerde bulunmuşlardır.

Ben yazının bundan sonraki kısmını bu şekilde ortaya çıkmış ve şimdilik bu alanların birindeki boşlukları olabildiğince doldurduğunana inandığım bir oluşuma ayıracağım.

 

ATA GRUBU (TWİTTER)

 

ATA grubu kıymetli gönüllülerin bir araya gelerek oluşturdukları bir milliyetçi paylaşım grubudur.

Bu masumane örgütlenme girişimini bir kaç kişi başlatmış , sonrasında gruba verilen ismin yaratıcılığı ve başarılı etiket denemeleriyle önemli sayısal kalabalık yakalamıştır.

Belli sayısal kalabalığa ulaşan ve etki edebilecekleri insan portföyünü gerekli şekilde genişletmeyi başaran ATA grubu, bu altyapının ardından etiket çalışmaları başlatmıştır.

Etiket oluşturma, konuşulması istenilen bir konuyu Twitter 'in en önemli özelliklerinde biri olan ve gerçek istatisTiklerle belirlenen Türkiye Gündemi(TT) adlı bölüme taşımak amacıyla başlatılan ortak bir cümle ve ya kelime belirleme-kullanma becerisidir.

 

Türkiye'nin sorunlarının en başlarında gelen gerçek gündemi takip edememe sıkıntısının çözümü noktasında bu ve benzeri grupların açtığı etiketler oldukça etkili olmaktadır.

Bu çalışmalar sürekli şikayet ettiğimiz erk sahiplerinin gerçek gündemlerin üstünü kapatıp oyalayıcı suni gündem yaratma çabalarına karşı çözüm oluşturabilecek bir eylem biçimidir.

 

ATA grubu bu eylem biçimini son derece başarılı kullanabilen ve hemen her gün gündemde kendine yer bulan etiketlere sahip bir örgüttür.

Zaman ve mekan sınırlamasının olmadığı ,insanların daha özgür,daha korkusuz bir şekilde kendilerini ifade ettikleri bu yeni sahnenin,yeni oyuncuları gelişen dünya konjektürünün getirdiği kuşak çatışmasından da nasibini alıyor.

 

İnsanlığın değişim süreçlerinde oluşan sancılı geçiş dönemlerinin ortasında kalan her olgunun yaşadığı sıkıntıları yaşıyorlar.Yeni sürecin en etkin rol oynayan bu oyuncuları kah eleştiri oklarının hedefi kah takdir cümlelerinin muhatabı olmaktadır.

İnsanların bilinç altlarında Türk Milliyetçiliği adına çok önemli bir boşluğu dolduruyor olması sebebiyle ATA grubu, kurumsal bir kimliği temsil ediyor algısına sebep oluyor.

 

Oysa ki bu grubun üyelerinin fikir dünyalarının ortak olmasına, bazı üyelerin aktif görevlerde bulunuyor olmasına rağmen ATA grubu kurumsal bir kimliği temsil etmez.

Çünkü ATA grubu kurumsal bir yapı değildir.Bu sebeple görüşlerini bağlayan bir kurum yoktur.

Belli bir hiyerarşi ve ya disipline sahip değildir.Tamamen amatör bir ruhla,birbirlerini hiç tanımayan insanlardan kurulmuştur.

 

Peki ATA grubunun kurumsal bir yapıya kavuşması gerekir mi?

Bana göre başarının gelmesinin en önemli yollarından biri kurumsallıktır.Kurumsal yapılarda şahısların kişisel karar alabilme yetkileri yoktur.Böylelikle keyfi tutumların yol açabileceği hatalarla karşılaşılmaz.

Bu noktada kurumsallık seçeneği her zaman ağır basacaktır.

 

ATA grubu için bugün benim gördüğüm en büyük tehlike kurumsal olmayışından kaynaklanacak keyfi tutumlardır. İsminin sonuna ATA kelimesini ekleyerek üye olunabilen en azından üyeymiş gibi görülebilen bir grubun bu tür yol kazalarına ve ya provokasyonlara uğraması muhtemeldir.

 

Kaldı ki ATA grubunun üyeleri benim gözlemlediğim kadarıyla çoğunluğu teşkilatlardan yetişmemiş ve ya henüz yetişmekte olan kişilerden oluşmaktadır.Haliyle belli başlı bir disiplinin ve hiyerarşinin etkisini üzerlerinde hissetmezler.Bana göre handikap sayılacak bu durum bazen onları hata yapmaya zorlamaktadır.

 

Eleştiriler karşısındaki tahammülsüzlükleri ve yaptıkları başarılı çalışmalardan dolayı takdir beklemeleri şu anda yaptıkları en büyük hatalar olarak göze çarpıyor.

Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi dünya bu kadar değişiyorken yaşanan bu çatışmaların çok doğal ve unutulabilir olduğunu düşünüyorum.Onlara bu hatalarından dolayı az da olsa hak veriyor,fazla yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum.

Zaten bu yazıda ki amacım da onlara çözüm önerisi sunmaktır.Bu noktada bir kaç yapıcı eleştiriyi de saygıyla karşılayacaklarını düşünüyorum.

 

Kurumsallık meselesine tekrar dönmek gerekirse aslında ATA grubunun faaliyet gösterdiği alanın şeffaflığı ve özgürlükçü yapısı düşünüldüğünde , onların kurumsallıkla kısıtlanabileceği gerçeği de su yüzüne çıkıyor.Amatör bir ruhla faaliyetlerine devam eden bu grubun başarısının sırrı bu özgürlüğü de olabilir.

Belli hiyerarşi ve disiplin üyelerin yaratıcılığını köreltir mi?

Bu, son derece iyi düşünülmesi gereken bir konu.Sanal ortamı bu disiplin ve hiyerarşiden bunalan,hoşlanmayan ve ya kaçan insanların daha etkin kullandığını düşünüyorum.Belki de toparlamak isterken bir dağılışa sebep olunabilir.

Bu konuda sadece tavsiye makamında olduğumdan dolayı görüşlerimi bu şekilde aktarmak istedim.ATA grubunun vereceği kararla ilgili kararı vermeden önce konunun uzmanı olan bilim adamlarına ve tecrübe sahibi büyüklerimize danışması faydalı olacaktır.

(Bundan sonraki yazım sosyal sorumluluk alanında sosyal medyada örgütlenmiş bir başka oluşuma ayıracağım)

Allah Yar ve Yardımcınız olsun A.lparslan T.ürkeş'in A.skerleri.

Saygılarımla...

 

Can BESLEN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.