1944’TE  SUÇTU  TÜRKÇÜ  OLMAK/Süleyman Ceylan
"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız." Dedikleri için Irkçılık-Turancılık Davasında  yargılandılar.

“Irkçılık-Turancılık Davası”

7 Eylül 1944'te başlayan ve 29 Mart 1945'e kadar süren, Türk siyasetinin  önde gelen isimlerinden Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız,  Hasan Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Nurullah Barıman, Zeki Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sançar, Saim Bayrak, İsmet Rasin Tümtürk, Cihat Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek, Cemal Oğuz Öcal, Said Bilgiç olmak üzere toplam 23 sanık yargılanmıştır. Davadan 13 sanık beraat etmiştir. 65 oturum süren  yargılama sonucunda, Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Zeki Velidi Togan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırıldılar

"Ankara Nümayişi"

Tarihte 3 Mayıs Olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. Bu tarihte gençlik komünizm aleyhine bir gösteri düzenler ve beraberinde Nihal Atsız'a sevgilerini belirtirler. Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler, burada İstiklâl Marşı söylemiş ve komünizm aleyhinde sloganlar atmışlardır. Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, milliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir. Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir. 3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır.
       
3 Mayıs 1944 tarihli Irkçılık-Turancılık Davasının duruşmasından sonra yaşanan "Ankara Nümayışı" 'nı anmak amacıyla,  3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askerî Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği “Türkçülük Günü’’ oluşmuştur.

VE BUGÜN DE (ONURLU BİR) SUÇ TÜRKÇÜ OLMAK.

Süleyman CEYLAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hulusi Dörtkulak 3 yıl önce

Arap masallarının esiri olduktan sonra, çağını göremedikten sonra,hukuk ve özgürlük kavramına yabancı olduktan sonra,inanç ve mezhep farklılığını sorumsuzca istismar ettikten sonra,Türkçülük mü, Milliyetçilik mi? Yarın için ne getirecek bize.Artık, bizim de bir vatandaşlık ve insanlık bildirgemiz olsun.Türk'ün Türk'ü ezmesine izin vermemeliyiz.Lider sultasına katlanmakla bir yere varamayız.Liderler eleştirilmediği sürece,düşüncelerimizi rahatça ifade edemediğmiz sürece,bu tartışmalar yarınımıza bir şey katmaz.