Katar'a verilen süre doldu!

 Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve  Bahreyn’in öncülüğünde, Katar’a 5 Haziran tarihinde uygulanmaya başlayan abluka devam ediyor. Hem Türkiye’de hem de dünya basınında sık sık tartışılan Katar ablukasının nereye gideceği merak ediliyor. Krizin başka bir aşamaya evrilmek üzere olduğu da gelen iddialar arasında.

Körfez Ülkeleri, Katar’a 23 Haziran tarihinde, arabulucu Kuveyt aracılığıyla 13 talepten oluşan bir liste sunmuş, ablukanın kaldırılması için bu taleplerin yerine getirilmesini şart koşmuştu. Listede Katar’daki Türk Üssü’nün ve El Cezire’nin kapatılmasını da içeren son derece sert maddeler yer almıştı. Katar’a talepleri yerine getirmesi için 10 gün süre verilmişti.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es- Sani bir hemen ertesi gün, El Cezire’ye yaptığı açıklamada şart koşulan taleplerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Ancak Katar’a tanınan süre 3 Temmuz Pazartesi tarihinde dolacak.

Katar’ın bu talepleri kabul etmesinin mümkün olmadığı biliniyor. Peki tanınan süre dolduktan sonra ne olacak? Katar’a yeni yaptırımlar mı uygulanacak?

NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYORLAR

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adel al-Jubeir, 27 Haziran tarihinde, Washington ziyareti sırasında Katar’a şart koştukları talepler soruldu. İletilen taleplerin pazarlığa açık olmadığını söyleyen Jubeir “Bir bakış açımız var. Adımlarımızı atıyoruz. Durum Katar’ın tavrını düzeltmesine bağlı. Eğer düzeltmezlerse izolasyon altında yaşamaya devam ederler” ifadelerini kullandı.

Katar’ın Körfez İşbirliği Teşkilatı’na geri dönmek istemesi durumunda neler yaşanacağının sorulması üzerine ise “ne yapmaları gerektiğini biliyorlar” cevabını verdi.

SON DAKİKADA SERT AÇIKLAMA

Bir grup Arap ülkesinin taleplerini yerine getirmesi için Doha’ya verdikleri mühlet sona yaklaşırken Suudi Arabistan’dan, “Katar, terörü desteklemede ısrarlı” açıklaması geldi.

Suudi Arabistan’ın BM Nezdindeki Daimi Temsilcisi Abdullah El Muallimi, “Katar’ın Suudi Arabistan’ın ve bölgenin güvenliğini istikrarsızlaştırmada ve tüm dünya için tehdit oluşturan terörü desteklemede ısrar ettiğini” öne sürdü. Dubai merkezli Al Arabiya’ya göre, El Muallimi, Suudi Dışişleri Bakanlığı’ncan bugün yayımlanan açıklamada, “Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, bölgede güvenliği korumak ve teröre desteğini durdurması için Doha’ya baskı yapmak amacıyla Katar’ı boykot etme kararını verdiler” denildi.

“Katar, müttefiki olarak İran’ı seçti” diyen El Muallimi Katar için, “Bölge ülkelerini hedef alan planlarına rağmen Katar 20 yıldır terör gruplarını destekledi” iddiasında bulunduktan sonra Katar’a “Terörü desteklemekten ve başka ülkelerin iç meselerine karışmaktan vazgeçmek için birkaç fırsat verildiğini” ama bu girişimlerin sonuçsuz kaldığını da  savundu.

TİCARET YAPANA DA YAPTIRIM

Deutche Welle Türkçe’nin the Guardian’dan aktardığına göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Rusya Büyükelçisi Ömer Gobaş Katar’a yeni yaptırımlar uygulanabileceğinin sinyalini verdi. Katar ile ticaret yapan ülkerlerle ticari ilişkilerin azaltılmasının bu yaptırımlardan biri olabileceği söyleniyor.

Katar’ın pek çok ülke ile ciddi ticari ilişkileri olduğu biliniyor. Bu ülkelerin arasında Türkiye’nin yanı sıra Almanya da var.

Türkiye’nin sürecin başından beri Katar’a açıktan destek verdiği görülüyor. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel Körfez bölgesinde yaşanan gerilimden dolayı endişeli olduklarını ifade etmişti.

Gabriel en son, 26 Haziran tarihinde, Katar’a şart koşulan talepler ile ilgili olarak “son derece provakatif ve Katar’ın egemenlik haklarını ihlal eden bir teklif” nitelemesini kullanmıştı.

DIŞ MÜDAHALE GELİR Mİ?

Ablukanın başlamasıyla birlikte, tarihinde hali hazırda pek çok darbe bulunan Katar’da yeni bir darbe olabileceği sık dillendirilen tezlerden biriydi. Ancak Middle East Eye yazarlarından David Hearst konuya farklı bir noktadan yaklaştı. 21 Haziran tarihli, “Muhammed bin Salman: Suudi Arabistan’ın Kaos Prensi” başlıklı yazısında Suudi Arabistan’da yaşanan veliaht prens değişikliğini ele aldı. Hearst “Herkes Katar’da darbe olmasını bekliyordu. Ancak darbe Suudi Arabistan’da oldu” ifadesini kullanarak Yeni veliaht prensin “şahin” dış politika tutumuna dikkat çekti.

Prens değişikliği Suudi Arabistan’ın dış politikada sertleşeceğine dönük bir belirti olarak okundu. Ancak Türkiye’nin bölgeye asker göndermesi, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husiler ile sürmekte olan sorunları ve böyle bir müdahalenin bölgede İran’a açabileceği olası alan düşünüldüğünde tarafların bir sıcak çatışmadan kaçınmayı tercih edeceği düşünülebilir.

DİKKAT ÇEKEN EKSİK

Katar’a yöneltilen suçlamaların başında “terörü finanse etmek” geliyor. 13 Maddelik anlaşmada kimi ülkeler tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Müslüman Kardeşler ile ilişkilerin kesilmesi de var. Ancak Katar tarafından açıklanan listede, Katar’ın desteklemekle suçlandığı örgütlerden biri olan Hamas’ın isminin yer almaması dikkat çekti.

Bu durum, Filistin’de yaşanan bir diğer gelişme ile bağlantılandırılıyor. Filistin Başbakanı Mahmud Abbas’ın ezeli rakibi olarak bilinen ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklendiği iddia edilen Muhammed Dahlan’ın, Mısır’da iki Hamas yetkilisi ile görüştüğü Gazze’de yayımlanan Al Resalah adlı Hamas gazetesi tarafından doğrulandı. Odatv’de konuyla ilgili olarak Rafael Sadi’nin çevirisiyle yayımlanan Zvi Bar’el imzalı yazı,  Muhammed Dahlan’ın olası liderliğinin, İsrail için olumlu sonuçlar doğurabileceğini, ancak bunun bedelinin Hamas’ın “silahsızlandırılması” beklentisinden vazgeçmek olduğunu tartışıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.