Küresel Cihat\'ın yeni mevziisi Afrika

incanews / Haber Merkezi

Afrika’nın doğusu, kuzeyi ve batısında yaşanan birçok şiddetli patlamanın ardından düşünce kuruluşları Küresel Cihatçıların yeni mevziisinin Afrika olduğu görüşünü değerlendiriyor.

Kenya, Somali, Cezayir, Mali ve Nijerya’da yaşanan saldırılar, beraberinde bu ayki Afrika-Arap zirvesinin ana konularından biri olmayı getirdi.

Etiyopya ordusunun Somali’yi işgal etmesi sonucu orduya karşı güçlü direniş sergilemesiyle tanınan Somali merkezli El Şebab Hareketi, Kenya ordu ve hükumetinin Somali’ye yönelik işgal tutumu nedeniyle Eylül ayında Nairobi’de eylem yapmıştı.

Temmuz ayında Uganda başkenti Kampala’da yaşanan Westgate saldırısı ise El Şebab tarafından Somali dışında gerçekleştirilen ikinci eylem olarak kaydedildi.

Grup, bu saldırıyı ‘Uganda’nın Afrika Birliği bünyesinde Somali’de yürüttüğü işgal ve halkı yozlaştırma faaliyetlerine cevap’ olarak tanımlamıştı.

Cezayir’de Tigantourine petrol tesislerinde Haziran ayında gerçekleştirilen büyük saldırının sorumlusu olarak El Kaide bağlantılı olduğu söylenen Mulasemin Tugayları gösterilmişti.

Belmuhtar tarafından yönetilen grup, tesisten 800’den fazla rehine almış, Cezayir ordusu tarafından dört gün sonra rehineleri kurtarmak amacıyla gerçekleştirilen operasyonda direniş sergilemişti.

Afganistan’da ve kendi ülkesi Cezayir’de savaşlarda yer alan Muhtar Belmuhtar’ın liderliğindeki Grup, ABD’de kötü muameleye maruz kaldığı belirtilen Şeyh Ömer Abdurrahman’ın ve Pakistanlı Dr. Afiye Sıddıki’nin serbest bırakılmasını talep etmişti.

2012’de Mulasemin Tugayları’nı kurmadan önce, daha önce Davet ve Kıtal olarak bilinen İslami Mağrib’teki El Kaide’nin liderlerinden biriydi.

2010’da El Kaide şemsiyesinin altında bulunarak Nijer’de bir uranyum madeninden dördü Fransa vatandaşı olan yedi rehine kaçırmıştı.

Muammer Kaddafi’nin 2011’de Libya’da devrilmesinin ardından Sahil’de İslami militarizmin arttığı kaydedilirken Tuareg ittifakı Kuzey Mali için Mali hükumetine açılan savaşta özel bir silah kaynağı oldu.

Nisan 2012’de Azavad Özgürlüğü Tuareg Ulusal Hareketi (MNLA) kuzey Mali’nin birçoğunu kontrolü altına alarak bağımsız bir devlet ilan ettiler.

Daha sonra önceleri Tuareg yetkilisi ve Kaddafinin yakın dostu olarak tanınan İyad Ğali tarafından MNLA destekli yeni bir İslamcı askeri grup olan Ensar Din kuruldu.

Hükumet güçlerinin kuzey Mali’den çıkarılmasının ardından ise Ensar Din, MNLA’ya sırtını döndü. İslamcı milislere karşıçok toprak kaybedilen ülkede yeni hedef başkent Bamako olmuştu.

Tam da bu sıralar Fransa hükumeti ve bölgesel güçlerin Mali’nin tamamen İslamcıların kontrolüne geçeceği endişesinin yaşadığı dönemler oldu. Mali hükumetinin daveti üzerine Fransız birlikler bu yılın Ocak ayında Mali’ye girdi.

Mali’nin Kuzeyi ise halen Ensar Din ve El Kaide bağlantılı diğer grupların kontrolü altında.

İslami militarizmin güçlü olduğu belirtilen Batı Afrika’da, Nijerya’da ‘Boko Haram’ın İslami Hukuk Sistemi’ne dayalı  ‘saf’ bir İslam Devleti kurmak gayesiyle savaştığı’ belirtiliyor.

Grup, askeri karakollara, hapishanelere ve polis karakollarına yaptığı saldırılar ve çok sayıda devlet görevlisinin ölümüyle sonuçlanan saldırılarla tanınıyor.

ABD Afrika genel komutanı General Carter F. Ham, New York Times’a 2011 yılında verdiği mülakatta, Boko Haram’ın Afrika’daki El Kaide bağlantılı gruplarla irtibata geçme arayışından ötürü aşırı endişeli olduğunu söylemişti.

Afgan-Rus harbine katılmış olan ve 1980’lerde Kaddafi rejimine karşı savaşan Libya Kıtal Cemaati’nin eski liderlerinden Numan Bin Osman, Boko Haram üyelerinin Şebab Hareketi tarafından patlayıcılar konusunda eğitilmek üzere Somali’ye gittiğini söylemişti.

Bin Osman bu iddiasını bazı istihbarat bilgilerine ve eski bir asker olan tecrübelerine dayandırdığını belirtmişti.

Grubu Kaddafi’ye karşı savaşırken kendisi Afganistan, İran ve Sudan üçgeninde seyahatler yapan Bin Osman, daha sonra İngiltere’ye yerleşmiş ve Hükumetin bünyesinde faaliyet sürdüren bir stratejik analiz merkezinde görev almaya devam etmiştir.

Libya ve Tunus rejimlerinin düşmesinin ardından Afrika’da ‘terörizm’in yükselişe geçtiğini söyleyen Bin Osman, istihbarat servislerinin yöneticilerini ‘terörizm’le mücadelede eksik olmakla suçluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.