İstanbul karargâh gibi!

Suriye Halkının Dostları Grubu Dışişleri Bakanları Toplantısı, Adile Sultan Sarayı’nda yapıldı. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra ABD, İngiltere, Katar, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, BAE, İtalya, Almanya ve Fransa’dan dışişleri bakanları ve üst düzey yetkililer ile Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) temsilcileri katıldı. Toplantının ardından, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve SMDK Başkanı Muaz el-Hatip, ortak basın toplantısı düzenledi.

Davutoğlu, toplantıda yaptığı konuşmasında son iki yıldır Suriye halkının büyük acılar çektiğini belirterek  “Daha önce birçok başkanlık açıklamaları yapıldı. Ama bu açıklamada göreceğiniz gibi 11 ülke bu kez ortak bir pozisyonda bir araya geldi. Bunun detaylarını tabi metinde görebilirsiniz. Önemli olan 11 ülkenin kararlı bir şekilde Suriye Ulusal Koalisyonu’na net bir destek ifade etmesi ve bundan sonra katliamların durdurulması yönünde her türlü çalışmayı yapmak üzere bir siyasi irade göstermiş olmalarıdır. Bu yardımların mahiyeti, şartların gerektirdiği şekilde yeniden her aşamada değerlendirilecektir. Çok güçlü bir çağrı burada yapılmaktadır. Ümit ederiz bu güçlü çağrı, başta Şam olmak üzere dünyanın ilgili bütün başkentlerinde hak ettiği yankıyı bulur. Artık yeter diyoruz. Bu katliamların süratle durdurulması için uluslararası toplumu ve bütün tarafları ortak bir mücadelevermeye çağırıyoruz.” dedi.

\"\"Suriye halkına seslenen Davutoğlu; “Son iki yıl içinde çok büyük acılar çektiniz. Büyük kahramanlıklar gösterdiniz. Suriye halkının savunduğu değerler sadece kendi değerleri değil, bütün insanlık onuru adına hava saldırılarına, topların, tüfeklerin, son olarak da Scud füzelerinin saldırılarına rağmen insanlık onuru adına bir mücadele yürüttü Suriye halkı. Onlara mesajımız açıktır, ‘bu mücadelede yalnız değiller’. Biz bu mücadelede hem insani boyutuyla yani mültecileri ağırlamak suretiyle, mültecilere evlerinden, yurtlarından edilenlere yardım etmek suretiyle, hem de alanda mücadeleyi verenlere doğrudan destek anlamında Suriye Ulusal Koalisyonu’na ve Suriye Askeri Konseyi’ne verdiğimiz ve vereceğimiz desteklerle Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

\"\"“BİZİM DEVRİMİMİZ BÜTÜN SURİYELİLER İÇİNDİR”

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Muaz el-Hatip, Suriye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, “Halkımız görülmemiş bir trajedi yaşıyor. Uluslararası toplum Suriye’ye yardım için elinden geleni yapıyor ama yeterli değil, daha fazla yardım bekliyoruz. Suriye’nin toprak ve halk bütünlüğünü korumaya kararlıyız. Suriye tam bağımsız, egemenlik de halkın olacaktır. Suriye halkının direnişi özgürlük direnişidir. Suriye’deki tek terörist rejimdir” şeklinde konuştu.

Suriye’de rejimin sivil halkı vahşice hedef aldığını ve öldürdüğüne dikkat çeken Hatip, şunları kaydetti:
“Eşitliğin ve kanun egemenliğinin olduğu bir Suriye istiyoruz. Bizim devrimimiz bütün Suriyeliler içindir. Herhangi bir grubun başka bir grup üzerinde baskı kurmasına müsaade etmeyeceğiz. İnsan hakları, hak kavramı ayrım yapılmaksızın bütün Suriye halkına sağlanacaktır. Suriye Ulusal Koalisyonu, Suriye halkının lehine siyasi mücadelesini sürdürecektir. Hedeflediğimiz geçiş sürecinde de adaleti temin edeceğiz. Buradaki siyasi unsurlar, devrimin unsurları hiçbir şekilde intikam güdüsü duymuyor. Ayrımcılığı, ırkçılığı, bu rejimin vahşi uygulamalarını benimsemiyor.”

RUSYA VE İRAN’A ÇAĞRI

Konuşmasında İran ve Rusya’ya da çağrıda bulunan Hatip, “Rusya’dan Suriye konusunda olumlu bir tavır takınmasını ve akan kanın durması için çalışmasını istiyoruz” dedi. Hatip, İran’a yönelik olarak ise “İran’ın burada daha fazla suça gömülmemesini, uzmanlarını ve subaylarını Suriye’den çekmesini, Hizbullah’a da savaşçılarını çekmesini öğütlemesini istiyoruz. Bölge daha fazla sıkıntıya sokulmasın” dedi.

\"\"“MEZHEP ÇATIŞMASI İLE KARŞI KARŞIYA GELMELERİ TEHLİKESİ VAR”

Toplantıda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye konusunda kritik bir noktada olduklarını belirterek, “Suriye’deki durum bundan daha net olamaz. Ciddi bir kimyasal silah tehlikesi var. İnsanların balistik füzeler ile öldürülmeleri meselesi var. Büyük tahribat yapan silahların kullanılması söz konusu. Bir ülkenin halklarının küçük gruplar halinde parçalanması, mezhep çatışması ile karşı karşıya gelmeleri tehlikesi var. Zaten bu bölgede bu tür sorunlar çok iyi biliniyor. Biz bütün bunlardan kaçınabilmeyi istiyoruz. O yüzden bu konuda bir kez daha çalışmak istiyoruz” dedi.

“BAŞKAN BENDEN ÖZELLİKLE MUHALEFETE DESTEĞİMİZİ ARTIRMAMIZI İSTEDİ”

Kerry, Cenevre bildirisinde gerekli müzakere zeminine varabileceklerini söyleyerek, “Her halükarda Suriye muhalefetini desteklemeye hazırız. Nasıl destekleyeceğimiz konusunda önümüzdeki günlerde çeşitli açıklamalar olabilir” dedi.

Başkan Obama’nın Suriye konusunda çok net olduğu ve Esed sonrası demokratik birleşik bir Suriye istediğini ifade eden Kerry, “Başkan benden özellikle muhalefete desteğimizi artırmamızı istedi” şeklinde konuştu.

DEKLERASYON YAYIMLANDI

Suriye Halkının Dostları Grubu Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) bir deklarasyon yayımladı. SMDK’nın, Suriye rejimine karşı mücadelesinde bağlı kalacağı ilkelerin sıralandığı deklarasyonda, “Suriye’de, kendi gündemlerini takip eden radikal/aşırı unsurlar bulunduğunun bilincindeyiz. Suriye halkı gibi bizler de her türlü terörizmi ve aşırı ideolojiyi veya zihniyeti güçlü bir biçimde reddediyoruz ve kınıyoruz” dendi.

Deklarasyonda, SMDK’nın mücadelesinin Suriye Devleti’ne değil, Esed  rejimine karşı olduğu vurgulanarak, şu ifadelere yer verilidi: “Bu doğrultuda, kamu kurum ve kuruluşlarını muhafaza edecek, bununla birlikte devleti korumak ve askeri ve güvenlik personeli de dahil olmak üzere yolsuzluğa karışmamış ve elini kana bulamamış kamu görevlilerini kollamak amacıyla bunları yeniden yapılandıracağız. SMDK’nın mücadelesi sivil halkı hedef alan rejime karşı. Etnik, dini ve mezhepsel kökenine bakılmaksızın tüm
Suriyeliler’in eşit olacağı demokratik ve çoğulcu bir Suriye amaçlanıyor. Suriye’de herhangi bir gruba karşı intikam ve öç alma eylemlerine girişilmesine izin vermeyeceğiz ve müsamaha göstermeyeceğiz. Suriye sınırları içinde mevcut olan kimyasal silah stoklarının emniyet ve güvenliğini teminat altına alacağız. Yeni Suriye’nin uluslararası yükümlülükleriyle uyum içinde hareket edeceğiz.

Suriyeliler’in savunma amaçlı silah temin edebilmeleri gerekiyor. Bu silahların, tahsis edildikleri amaç doğrultusunda kullanılacaklarını ve yanlış ellere geçmeyeceklerini garanti edeceğiz. Bu silahlar ve askeri teçhizatlar, devrimin sonuçlandırılmasıyla birlikte ilgili kurumlara iade edilecektir. Devrim, Suriyeliler tarafından yönetilmektedir ve Suriye halkı kendi geleceğini bizzat tayin edecektir.”

(DHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.