Erbil: Türkiye bize silah yardımı da yaptı

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun geçtiğimiz hafta Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile bir araya geldiği görüşme sonrası her türlü desteği vereceğiz açıklamasının ardından Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin, "Türkiye silah yardımı da yaptı." Peki bunlar ağır silahlar mı? "Hayır, henüz ağır silah göndermediler, fakat umarım gönderecekler" dedi.

Verda Özer'in Hürriyet gazetesinde "Erbil: Türkiye silah yardımı yaptı" başlığıyla yayımlanan(25 Kasım 2014) yazısı şöyle:

"Brett, Başkent Ankara'da Davutoğlu ile görüşmesinden sonra gece 11.00'de beni aradı. Ve müjdeyi verdi: "Fuad, Türkiye Peşmergelerin geçişini kabul etti!"

Bu sözler, Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin'in ağzından çıkıyor. Bahsettiği şahıs, Brett McGurk. Yani Amerika Birleşik Devletleri ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve aynı zamanda Irak Şam Örgütü IŞİD stratejisinden mesul General John Allen'ın Yardımcısı.

Fuad Hüseyin'in İstanbul'a geldiğini duyar duymaz soluğu yanında alıyorum. Zira ziyaretinin zamanlaması çok kritik. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bağdat-Erbil ziyaretinden cuma günü döndü. Erbil ve Bağdat arasında uzun zamandır beklenen anlaşma geçtiğimiz hafta imzalandı. Peşmerge iki hafta evvel Türkiye üzerinden Kobani'ye geçti. Ve başka yandan Erbil iç bütün Irak Irak Şam Örgütü IŞİD'e karşı hayat mücadelesi veriyor.

'Peşmerge'nin geçişini Türkiye önerdi'

Sohbete Peşmerge'nin Kobani'ye geçişiyle başlıyoruz. Brett McGurk ve John Allen, 9 Ekim'de Başkent Ankara'ya gelip üst düzey yetkililerle görüşmüşlerdi. Hüseyin, yukarıda alıntıladığım gibi McGurk'ün Başkent Ankara'nın peşmergenin geçişini kabul ettiğini kendisine nasıl haber verdiğini anlatıyor. Ve ekliyor: "Tabii derhal sordum, 'evvel kim peşmergenin geçişini önerdi' diye. Brett de 'Türkiye' dedi."

Hemen akabinde 13 Ekim'de detayları görüşmek için Başkent Ankara'ya geldiğini, bu ziyaretinin saklı tutulduğunu diyor. Bunun ardından da, o ünlü 18 Ekim cumartesi gecesi Amerika Birleşik Devletleri ABD Başkanı Obama, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aramış. Zaten derhal ertesi gün de peşmergenin geçişi başlamıştı.
"Yani" söylüyor, "Bu geçişi 3 aşamada planladık. Önce Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ABD, sonra Amerika Birleşik Devletleri ABD-Ebil, sonra da Türkiye-Erbil görüştü. En nihai hepimiz, bu üç odak Duhok'ta buluştuk ve detayları neticelendirdik."

'PYD peşmerge sayısını düşürdü'

Peki Peşmerge konusunda PYD ile görüşmeler nasıl ilerledi? "PYD ile görüşmeleri Duhok'ta bizzat ben yaptım. Onlar sadece silah istiyordu. Ancak biz silahları kullanmak için savaşçılara ihtiyaçları olduğunu dedik" söylüyor. O toplantıda 150-200 peşmergenin gönderilmesine karar verilmiş. PYD'nin bu rakamı sonradan 150'ye düşürdüğünü diyor. Erdoğan'ın açıklamalarını doğrular şekilde.
Peki daha fazla peşmerge gidecek mi? "Bu Kobani'deki duruma bağlı. Ve Türkiye'nin PYD ile ilişkilerine" söylüyor. Şu anda PYD'den böyle bir talep olmadığını da ekliyor.
Erdoğan'ın Amerika Birleşik Devletleri ABD'nin Kobani'ye silah yardımını "Türkiye'ye karşın" yaptığını söylediğini hatırlatıyorum. "Bu sorun Amerika Birleşik Devletleri ABD ve Türkiye arasında" söylüyor gülerek.

'Türkiye silah gönderdi'

PEKİ Türkiye'nin yaptığı yardımdan memnunlar mı? Türk askerinin kuzey Irak'ta peşmergeyi eğitmeye başladığını diyor. Ve en çarpıcı açıklamasını yapıyor: "Türkiye silah yardımı da yaptı." Peki bunlar ağır silahlar mı? "Hayır, henüz ağır silah göndermediler, fakat umarım gönderecekler."
PYD'yi terörist olarak görüyor mu? "Kendi hakları için savaşan insanlar terörist değildir" söylüyor. Peki Erbil-PYD arasındaki sorunlar çözüldü mü? Ortak düşmana (Irak Şam Örgütü IŞİD) karşı savaştıkları için şu anda ilişkilerin iyi olduğunu diyor. Ya hasım yenilince? "Göreceğiz, fakat umuyorum gene iyi olur."


'Rojava kantonlarını tanımadık'

Erbil PYD'nin Rojava'da (kuzey Suriye) duyuru ettiği 3 kantondan oluşan özerk yönetimi tanıdı mı, tanımadı mı? Malûm, Kürdistan Parlamentosu 15 Ekim'de Rojava'yı tanıyan bir tasarı geçirmişti. Ne mevcut ki Hüseyin, Rojava kantonlarını tanımadıklarını, tasarıda "kanton" kelimesinin geçmediğini diyor. "Sadece Kürt halkının iradesine saygı göstereceğimiz yazılıydı" söylüyor.
Ve Bağdat'la geçtiğimiz hafta imzaladıkları anlaşma. Hüseyin bunu "ilk adım anlaşması" diye tanımlıyor. "Bu anlaşma bizi müzakere masasına götürecek ilk adımdı. Bir hafta içinde ise müzakareler başlayacak" söylüyor. Anlaşmaya göre Bağdat'ın Erbil'e yapması gereken 500 milyon dolarlık ödemenin de bu hafta içinde yapılacağını diyor.
Son olarak: Anlaşmanın uzun vadeli olmasını bekliyor mu? Yanıtı temkinli: "Maliki döneminde aramızdaki emniyet sıfırdı. Bugün çok daha yüksek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.