CIA'in 'İşkence' Raporu Açıklandı

ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'nin raporu CIA'in 'sorgulama yöntemleri' adı altında tutuklulara sistematik olarak işkence yaptığını ortaya koydu. CIA'in ABD yönetimine yalan söylemekle suçlandığı, kısmen açıklanan raporda matkapla, Rus Ruleti oynatarak, yakınlarına tecavüz tehdidi yönelterek, kaba dayakla ve hatta rektumdan besleyerek sorguladığı tutuklulardan hiçbir kritik istihbarat elde edemediğine yer verildi.


(CIA'in işkence raporunda, 2001-2009 arası yüzden fazla şüpheliye yapılanlar yer alıyor.)

İŞKENCEYİ ANLATAN İLK RESMİ BELGE

Uzun süredir yayınlanması geciktirilen rapor, CIA'in tartışmalı Guantanamo Hapishanesi'nde ve Avrupa ile Asya kıtalarındaki gizli sorgu odalarında yaptığı yüzlerce işkenceyi anlatan ilk resmi belge olma özelliği taşıyor. 6 bin sayfalık raporun 525 sayfası senatoya sunuldu.

Raporda belirtilenlere göre CIA hiçbir uluslararası yasaya dayanmadan yakaladıkları esirlere cinsel tehditler, suda boğulma hissi, dar alanlarda uzun süre bekletme ve daha birçok rahatsız edici işkenceler yaptı.

İŞKENCELER İŞE YARAMADI

CIA Beyaz Saray tarafından yasaklanan sorgu tekniklerini kullanmaya devam etse de tüm bu işkencelere rağmen 'bir tane bile kritik istihbarat' elde edemedi. Ayrıca CIA, siyasetçiler ve Senato'ya rapor ettiklerinden çok daha ileri düzeyde sorgu teknikleri uyguladı.

ABD Başkanı Barack Obama, raporun Senato'da okunmya başlanmasından kısa süre sonra yazılı bir açıklama yaparak, CIA'in ABD'nin küresel duruşuna ciddi zarar verdiğini bildirdi. Obama, ABD'nin bu tarz sorgulama yöntemlerini bir daha uygulamayacağı yönünde güvence verdi.

Rapordaki bazı işkence yöntemleri şöyle:

* CIA ajanları bir esiri düzmece bir idam sehpasına koydu, boğazına ip geçirip esiri konuşturmak için uzun süre infazla tehdit etti.

* 2000 yılında USS Cole gemisine bombalı saldırı düzenlemekle itham edilen Abdurrahman el Nasiri'ye matkapla işkenye yapıldı.

* En az bir esire süpürge sapıyla tecavüz tehdidinde bulunuldu.

* Birçok vakada saldırgan sorgu tekniklerine başvuruldu. Esirlerden bazıları 180 saat uykudan mahrum bırakıldı.

* Bazı esirler saatlerce elleri başlarının üzerinden zincirlenmiş şekilde acı verici pozisyonlarda bekletildi.

* Betona zincirlenen bir esir hipotermiden (vücut ısısını kaybetme) öldü.

* Kafalarına kukuleta geçirilen bazı mahkumlar çıplak halde koridorlarda sürüklendi, kırbaçlanıp dövüldü.

* Birkaç esir gördükleri işkencelerden halüsinasyon, paranoya ve uykusuzluğa maruz kalarak kendilerine zarar vermeye kalkıştı.

* El Kaide zanlısı Ebu Zübeyde, suda boğulma hissi yaratan sorgu yöntemine uzun süre maruz kalınca tamamen tepkisizleşti. Ağzından köpükler çıkmaya başladı. Ebu Zübeyde ayrıca 266 saat tabut şeklindeki bir kutuda bekletildi.

* 11 Eylül saldırılarını organize ettiğini söyleyen Halid Şeyh Muhammed birçok defa boğulmanın eşiğinden döndü.

* Bazı esirleri dışkılarını atmalarına izin verilmedi. Bu esirler dışkılarıyla birlikte aynı alanda yaşamaya zorlandılar.


(Bush döneminde kullanılan waterboarding (suda boğulma hissi) tekniği Obama gelince yasaklandı.)

ABD hükümeti, raporun getireceği uluslararası tepkilerden endişe ediyor. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, "Raporun dünya genelinde ABD vatandaşlarına ve binalarını riske atacağına dair göstergeler var." dedi. Earnest hükümetin bu tehditlere karşı gerekli önlemleri aldığını, elçilik ve konsoloslukların güvenliğinin arttırıldığını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Cuma günü Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Senatör Dianne Feinstein'dan raporun yayınlanmasında 'zamanlamaya dikkat edilmesini' rica etti. Beyaz saray ise böyle bir raporun kamuoyuyla paylaşılması için hiçbir zamanın doğru olamayacağını söyledi.

RAPORUN 6 BİN 200 SAYFALIK ASLI GİZLİ TUTULUYOR

Açıklanan 525 sayfalık raporda yaklaşık 100 şüpheliye 2001-2009 yılları arası yapılan muameleyi anlatan kısma çok sayıda düzeltme yapıldığı sızan bilgiler arasında. Raporun 6 bin 200 sayfalık aslı ise gizli tutulmaya devam ediliyor.

Raporu okuyan pek çok ABD'li yetkili, işkencelerle edinilen istihbaratın hayati önem taşıyan ya da hayat kurtaran cinsten hiçbir fayda sağlamadığını söylüyor. Sızan bilgilere göre, raporda şüphelilerin suyla boğma, uzuvları germe ve benzeri işkence yöntemlerine maruz bırakıldığı bilgisi yer alıyor.

Bir başka önemli nokta ise, CIA çalışanlarının bu gizli program hakkında Beyaz Saray yetkililerine, Adalet Bakanlığı'na ve ABD Kongresi'ndeki komitelere yalan söylemiş olması.
ABD Başkanı Barack Obama, raporun içeriği hakkında Ağustos ayında "Bazı kişilere işkence yaptık" itirafında bulunmuştu. Obama, işkencenin kendi döneminde değil, George W. Bush döneminde olduğunu savunmuştu. CIA'in 'ileri düzey sorgulama' dediği işkence teknikleri Başkan Obama tarafından 2009'da durdurulmuştu.

SORUMLULAR YARGILANSIN TALEBİ

BM İnsan Hakları ve Terörle Mücadele Özel Raportörü Ben Emmerson, raporda Bush yönetiminin üst düzey temsilcilerinin planlı bir şekilde sistematik suçlar ve uluslararası insan hakları ihlallerine izin verdiğinin görüldüğünü belirterek, sorumluluğu olan herkesin yargılanması gerektiğini bildirdi.

Emmerson, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA) 11 Eylül saldırıları sonrası terör şüphelilerine uyguladığı işkence içeren gözaltı ve sorgulama tekniklerine dair Senato İstihbarat Komitesi raporuna ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, raporun uluslararası toplumun uzun süredir bildiği gerçekleri doğruladığını kaydetti.

Bu raporun yayınlanması için daha önce ABD yönetimine çağrı yaptığını hatırlatan Emmerson, "Raporda Bush yönetiminin üst düzey temsilcilerinin planlı bir şekilde sistematik suçlar ve uluslararası insan hakları ihlallerine izin verdiği açık şekilde görülüyor" ifadelerini kullandı.

Emmerson, özeti yayınlanan raporun detaylarının Senato tarafından bilindiğini belirterek, "Şimdi eylem zamanı. Raporda ortaya çıkarılan suçların sorumlusu bireyler yargının karşısına çıkarılmalı ve suçlarının ağırlığıyla orantılı şekilde cezalandırılmalı" değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası hukukun, işkenceye karışan devlet görevlilerine dokunulmazlık tanımadığını vurgulayan Emmerson, bunun sadece işkenceyi bizzat uygulayanlara değil bu suçları planlayan ve onay veren ABD hükümeti içindeki üst düzey görevliler için de geçerli olduğunu kaydetti.

ABD'nin İşkenceye Karşı BM Sözleşmesi uyarınca sorumlulukları olduğunu bildiren Emmerson, sorumluların üstlerinin emirlerini yerine getirme bahanesine de sığınamayacaklarını belirtti.

Emmerson, ABD Adalet Bakanlığı'nın sorumluların yargılanmasını temin etme yasal zorunluluğu olduğunu da hatırlatarak, işkencenin evrensel bir suç olduğunu ve sorumlularının ABD'de yargılanmamaları durumunda seyahat ettikleri başka bir ülkede yargılanma ihtimallerinin de olduğuna işaret etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.