\
Hasanguliyev, cumhurbaşkanlığı seçim sürecini, neden aday olduğunu, vaatlerini ve yapmak istediklerini, AA muhabirine değerlendirdi. 
 
Ülkede ciddi şekilde anayasal relara ihtiyaç olduğunu ve Azerbaycan'ın değişmesi gerektiğini ifade eden Hasanguliyev, demokrasinin gelişmesi, yasaların üstünlüğünün temini ve Karabağ sorununun çözümü için değişime ihtiyaç olduğunu vurguladı. 
 
ÜLKENİN İSMİ DEĞİŞECEK
 
Cumhurbaşkanı seçileceği takdirde değişime ilk olarak ülkenin ismini değiştirmekle başlayacağını söyleyen Hasanguliyev, Azerbaycan'ın arazisinin yüzde 75'i ve ahalisinin de yüzde 75'inin şimdiki İran içerisinde bulunduğunu, bu nedenle de ülkeyi "Kuzey Azerbaycan Cumhuriyeti" diye isimlendireceklerini bildirdi. 
 
"Azerbaycan" adına iddia etmenin doğru olmayacağını söyleyen Hasanguliyev, "İranlılar bile bize 'Kuzey Azerbaycan' diyor. Dünya da bilmelidir ki; biz Azerbaycan'ın sadece bir kısmıyız. Güney Azerbaycan'la bağlı sorunlar ise oradaki Azerbaycan Türklerinin iradesi ile çözülmelidir. Çok isterdim ki oradaki Azerbaycan Türkleri Farslarla aynı Çekler ve Slovakların yaptığı gibi medeni şekilde ayrılsın. Farslar, 30 milyonluk bir halkı esaret altında tutmanın mümkün olmayacağını anlamalıdır. Gelecekte nasıl olur, olayların seyri nasıl değişir bilemeyiz. Oradaki Azerbaycan Türkleri gelecekte bağımsız devlet kurar ve bizimle birleşmek isterlerse bundan memnuniyet duyarız. Şimdi ise biz uluslararası hukuk kurallarına saygı duyuyoruz. İran'ın arazisini güç kullanarak değiştirilmesine taraftar değiliz, onlara karşı toprak iddiasında da değiliz. Fakat tarihi gerçekler göz önünde bulundurulduğunda görüyoruz ki Azerbaycan, Rusya ve İran tarafından ikiye bölünmüştür" dedi. 
 
PARLAMENTER CUMHURİYET SİSTEMİNE GEÇECEKLER
 
Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde ülkede yapacağı anayasal ve idari değişikliklerden de bahseden Kudret Hasanguliyev, mutlak suretde parlamenter cumhuriyet sistemine geçeceklerini bildirdi. 
 
"Bütün demokratik Avrupa ülkelerinde, Fransa istisna olmakla kardeş ülke Türkiye de dahil bu sistemin uygulandığını" anımsatan Hasanguliyev, Azerbaycan'ın, demokratik ülkelerin tecrübesinden faydalanması gerektiğinin altını çizdi. 
 
Parlamenter cumhuriyetlerde hükümetlerin daha sık değiştiğini, siyasetçilerin halka daha fazla bağımlı olduğunu ve halka hesap verdiğini belirten Hasanguliyev, yönetimin diktatörlüğe varmaması için mutlaka bu sistemin uygulanması gerektiği vurguladı. 
 
Aynı zamanda çok partili sistemi güçlendirmek için nispi seçim sisteminin uygulanmasının şart olduğunu söyleyen Hasanguliyev, parlamentodaki milletvekilleri sayının 125'den 250'ye çıkarılması gerektiğini kaydetti. 
 
CİDDİ REFORMLAR YAPILMALI
 
Yargı, eğitim ve sağlık alanındaki görüşlerini de paylaşan Hasanguliyev, "Yargı alanında ciddi reformlar yapılmalı ve yargı bağımsızlığı temin edilmelidir. Yargı, hükümetin atadığı bakanlar değil, bağımsız yargıçlar tarafından yönetilmelidir. Sağlık kurumları özelleştirilmeli, zorunlu sağlık sigortası kanunu uygulamaya konulmalıdır. Devlet üniversiteleri de özelleştirilmeli ve eğitim kredileri sağlanmalıdır. Devletin toplum hayatına müdahalesini minimuma indirmeliyiz" diye konuştu. 
 
Ermenistan ve Azerbaycan arasında 20 yıldan fazla süredir devam eden Yukarı Karabağ sorununa da değinen Hasanguliyev, yürütelen barış sürecine hatırlatmada bulunarak bu şekilde devam edeceği takdirde 100 yıl bile geçse sorunun çözülemeyeceğini söyledi. 
 
Çözüm sürecinde aracı rolü üstlenen AGİT Minsk Grubu eşbaşkan ülkelerden Fransa ve ABD'de güçlü Ermeni diasporası olmasına, Rusya'nın ise Ermenistan'la askeri ve siyasi müttefik olmasına dikkati çeken Hasanguliyev, Azerbaycan'ın farklı bir yol izleyerek Rusya ile bir şekilde anlaşması gerektiğini belirtti. 
 
Rusya'nın, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü gerçek anlamda tanıması ve Karabağ sorununun bu çerçevede çözüleceği takdirde, Azerbaycan'ın Kollektif Güvenlik Teşkilatı, Avrasya Birliği ve Gümrük Birliği'ne üye olmasını destekleyeceklerini ifade eden Hasanguliyev, konuşmasını şöyle tamamladı: 
 
"Rusya ile ciddi müzakereler yürütmeliyiz. Eğer müzakerelerden sonuç alınmazsa Azerbaycan kimseye aldırış etmeden savaşa hazırlanmalıdır. Bu görüşlerime göre bizim partiye bazen 'savaş partisi' diyorlar. Ordumuzu da güçlendirmeli ve profesyonel ordu kurmalıyız. Dünyaya göstermeliyiz ki Azerbaycan kendi topraklarını kurtarma gücüne kadirdir. Azerbaycan artık 20 yıl önceki ülke değil. Ekonomik olarak büyük güce sahibiz. Bu savaş başlasa Ermenistan tarih sahnesinden silinir.
 
Bütçenin sadece yüzde 11'i askeri giderler için harcanıyor. Bu yetersizdir ve bu bütçe ile topraklarımızı kurtaramayız. Karabağ sorununun çözümünün anahtarı Rusya'nın elindedir. Anahtarın bir kopyası da Azerbaycan halkındadır. Bu anahtarla kiliti açmak çok tehlikelidir. Bu savaş demektir. Halkımız bundan korkmamalıdır. Dünyaya göstermeliyiz ki bu yok olmaya yol açsa da topraklarımızdan taviz vermeyeceğiz. Korkan adamın toprağını tabii ki elinden alırlar." 
 
Kudret Hasanguliyev 
 
Hukukçu Hasanguliyev, siyasi karyerine Ebülfez Elçibey önderliğindeki Azerbaycan Halk Cephesi oluşumunda başladı. Bir dönem Elçibey'in müşavirliği görevini de üstlenen Hasanguliyev, 1998'de Azerbaycan Halk Cephesi Partisi yönetim kurulunda görev aldı. 
 
Ebülfez Elçibey'in 2000'de vefatının ardından parti Klasik Halk Cephesi Partisi ve Azerbaycan Halk Cephesi Partisi (AHCP) adı ile ikiye bölününce Ali Kerimli liderliğindeki AHCP'yi tercih eden Hasanguliyev, burada üst düzey görevlerde bulundu. 2003 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AHCP'nin aday gösterdiği Hasanguliyev, yüzde 0,5 oy toplayarak 8 aday arasında 7'nci olmuştu. 
 
AHCP'de bazı anlaşmazlıklar yaşayan Hasanguliyev, 2004'te bir gurup arkadaşı ile partiden ayrılarak Birleşik Azerbaycan Halk Cephesi Partisini kurdu. 
 
2008 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi partisinden aday olan Hasanguliyev, yüzde 2,24 oy toplayarak 7 aday arasında 4'üncü oldu. Hasanguliyev, 2000, 2005 ve 2010 parlamento seçimlerine katıldı ve üç dönem milletvekili seçildi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.