Dini inancın ruh sağlığı üzerine etkilerini konuşmanın zamanıdır sanırım.

Toplumun % 52’sinin dini kimliğini öne çıkaran bir partiye ve siyasetçiye destek vermesi bu oranda bir dindarlaşmanın da beraberinde gelişeceği düşüncesini akıllara getiriyor.

Fakat toplum dini değerlerin siyasete taşınmasına bu oranda güçlü destek verirken dindarlaşma aynı oranda gerçekleşmiyor.

Yani TOPLUM DİNDARLAŞMIYOR.

Her gün artan cinsel suçlar özellikle çocuk istismarları ve çocuk cinayetleri dindar bir iktidarın toplumsal ahlaka ne oranda katkı yaptığını sorgulamamıza sebep oluyor.

Toplumumuzun ruh sağlığı iyi değil.

Din ve ruh sağlığı arasında bir ilişki yok mu?

Ruhsal açıdan sağlık bireyin içinde bulunduğu topluma uyumu ve yeterli düzeyde faydalı olma hali olarak tanımlanabilir.

Bu suçlara karışanların tanım üzerinden ruh sağlıklarının iyi olduğu söylenebilir mi?

Dini değerleri öne çıkaran bir siyasete % 52 oranında destek veren bir toplumda bu kadar çok çocuk istismarı, çocuk tecavüzü ve cinayetinin olması doğal mı?

Burada bir çelişki yok mu?

**

Din ve ruh sağlığı arasındaki ilişki psikologlarında ilgisini çekmiş bir konu.

Dinin insanın karşılaştığı zorlukları aşma, sorunlarla baş etmede önemli bir işlevi olduğunu düşünen Jung ve Allport gibi önemli psikologlar dinin ruh sağlığına olumlu yansıması olduğu kanaatindedir.

Türkiye’de de konunun uzmanları din ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi incelemeli, dini değerlerin toplumsallaşmasında herhangi bir aksaklık olup olmadığı analiz edilmeli, çocuk istismarına karışanlar üzerinde araştırmalar yapılmalıdır.

Toplumu derinden yaralayan bu suçları işleyenlerin “toplumsallaşma sürecinin” hangi evresinde “kaygı” yaşadığı ve toplumsallaşmalarının ne oranda hasar gördüğü tespit edilmelidir.

**

Sadece yerli ve milli olmanın yetmediği ahlaka da ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz.

Belli ki dindar olmak ahlaklı olmak anlamına gelmiyor.

Din, taşıdığı kutsal mana kadar toplumsal işlevi de olan çok önemli bir toplumsal kurumdur.

Ama artan cinsel suçlar ve özellikle çocuk istismarları bu işlevin yeterince gerçekleşmediğini gösteriyor.

Toplumun bekası da devletin bekası kadar mühim bir meseledir.

Devlete sahip çıkarken toplumu gözardı etmek düşünülemez.

Müjdat ÖZTÜRK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.