Baskıcı ve otoriter anlayışlar tarihin her döneminde var olmuş, farklı bir çehreye bürünmekle birlikte varlığını bugüne kadar sürdürmüştür.

Siyaset felsefesi tarihi, baskıcı ve otoriter anlayışın kaynağını arayan çalışmalarla doludur.

Eski Yunanda Eflatun’a göre yöneticiler yöneterek, kölelerse kölelik ederek mutlu olabilir. Elitist bir yönetim anlayışını savunduğu için Eflatun totaliter düzenin ilk fikir babalarındandır.

Ünlü eseri Devlet’te yönetim hakkının sadece küçük bir azınlıkta bulunabileceğini ve sadece bu seçkin yönetici sınıfının kitleleri sevk ve idare edebileceğini ifade eder.

Bu düşünceye göre yönetici sınıfın geri kalanına düşen sadece itaattir.

Eflatun’un Hristiyanlığa etki ederek Engizisyonun oluşmasında payı olduğu, Hristiyan disiplin dışına taşanların cezalandırılmasına fikri kaynak oluşturduğu iddia edilir.

Baskıcı ve otoriter düşüncenin tarihteki bir başka temsilcisi daha çok oportünizmi ile bilinen Makyavel’dir.Makyavel’in kafasındaki anlayışta sistemin kendine has değerleri vardır ve herkes davranışlarını bu değerlere göre ayarlamak zorundadır.

Sistem kendisini kabul ettirme noktasında adil olmayan davranışlara hiç sakınca görmeden girecektir.  Makyavel bu noktada iktidar sahiplerine kötülük zorunlu olduğunda çabuk ve acımasızca yapılması tavsiyesinde bulunacaktır.

Başlarda tiran kavramı ile ifade edilen despotizm ilerleyen tarihlerde Fransızcaya girmiş ve Montesqueiu’nun da etkisiyle yöneticinin sınırsız yetki ve keyfi iktidarı ile birlikte kendi iradesi dışında hiçbir hukuk tanımaması olarak tanımlanmıştır.

Yakın tarihe gelindiğinde despotizmin yerini totalitarizm almıştır. Daha çok 2. Dünya Savaşı sonrası kullanılan bir kavram olan totalitarizm de faşist ve sosyalist diktatörlükleri işaret etmek için kullanılmış Hitler Almanya’sını, Mussolini İtalya’sını, Stalin Rusya’sını açıklamak için kullanılmıştır.

**

İster despotizm ister totalitarizm olsun bu ve benzer baskıcı ve otoriter anlayış dikensiz bir gül bahçesi arzular.

Dikensiz Gül Bahçesi totaliter ve despot sistemlerde hayati öneme sahiptir. Yönetilenlerin disiplin altına alınması, sürüleştirilmesi gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi için de buna uygun teşkilatlanmanın yapılması elzemdir.

Dikensiz gül bahçesinde aykırı sesler yaşama şansı bulamaz.

Eleştirmek, aksayan tarafları söylemek baskıcı ve otoriter anlayışın birliğine ve bütünlüğüne yönelik bir saldırı olarak algılanır.

Despotizm bu davranışları “disiplin” kavramı ile hizaya getirmek ister.

Despotizm, tek tip düşünme ve davranma biçimi ister ve uyulmasını talep eder.

Despotik anlayışın örgütlenme biçimi aşağıdan yukarıya değil, yukarıdan aşağıya doğrudur.

Bu örgütlenme biçiminin iki temel esası sadakat ve itaattir.

Bu düşünceyi Almanya’da tatbik eden ve Nazi partisinin örgütlenmesinde temel alan Hitler şöyle demektedir; Bir siyasal partinin gücü hiçbir zaman üyelerinin zekâsında ve düşünce bağımsızlığında değil, ama daha çok bu üyelerin manevi komutanlığı izlemekte gösterdikleri boyun eğme ve disiplin ruhundadır.

Böyle bir örgütlenmenin örgüt mensuplarına getirdiği noktada kısıtlı yeteneklere sahip olanlar haklarında verilecek karara boyun eğer, orta yetenekliler en iyi yerlere yükselme imkânı verileceği umuduyla görevlerinde sadık ve itaatkâr olur, üstün yetenekliler ve lidere yakın kişiler de yığınları yönetme hakkına sahip olur.

Baskıcı ve otoriter anlayış gücünü sindirdiği insanlardan alır. Düşünen ve sorgulayan insandan hoşlanmaz.

Sindirdiği, sürüleştirdiği insanları bir arada tutmak için “disiplin” olgusunu kafalara kazımak ister.

Disiplin adı altında sindirdiği insanlardan oluşturduğu yapı da kalabilmenin tek yolu koyun gibi sorgulamadan itaat etmektir.

Baskıcı ve despot anlayışın hâkim olduğu örgütlenmede parti, yönetici elit ve lider üçlüsünün denetim ve yönetim tekeli oluşur.

Bu tip despotik iktidarların varlığı yanıltıcıdır.

Güçlü devletler, modern devletler, demokratik devletler despotizm ile kurulmaz, varlığını sürdürmez.

Müjdat ÖZTÜRK 13-05-2017

www.gazete2023.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.