15 Temmuz 2016 günü ülkemizin üstünden adeta bir silindir geçti. Genlerimizin derinliklerinde travmalar yaşayarak hissettiğimiz o gece, yıllardır yaşamadığımız ,görmediğimiz, etkilenmelerle dolu saatler yaşadık. Adeta ülke halkı o gece sabaha kadar uyumadı. Üzerimizden geçen F16 uçaklarının tonlarca bomba atılmışçasına oluşturduğu ses yaşam boyu unutulmayacak cinstendi. Ogün kimileri evinden korku ve heyacan ile dualar ederek devlete destek verirken, kimileri de kahramanlık örneği göstererek havaalanları, kışlalar, emniyet binaları, benzeri stratejik yerlere koşarak DEMOKRASİ VE DEVLET’e sahip çıktılar.

Mutlaka bu travmanın sonuçları kısa vadede geçmeyecek , ancak cuntanın darbe girişimi olumlu sonuçlansaydı, senaryo aynen aşağıdaki gibi gerçekleşecek ve uzun yıllar bir daha bu günlerimizi göremeyecekdik!...

Cunta başarsaydı;

* Teokratik –Şeriat devlet çalışmaları başlayacak,

* Cumhuriyet rejimi rafa kaldırılacak,

* Ekonomi ve mali piyasalar alabora olacak,

* Kredi kuruluşları yatırım yapılamaz ülke değerlendirmesi yapacak,

* Yabancı sermaye süratle paralarını yurtdışına çıkarmaya çalışacak,

* Yatırımlar duracak ve özgürlükler askıya alınacak,

* Darbeciler kendilerinden olmayan halka baskı uygulayacaklardı…

*

Dünyada halkın tepkisi ile önlenen ender kalkışmalardan birini yaşadık. Bu şeref TÜRK HALKININDIR. Darbecilerin halktan hiçbir destek alamaması da darbe girişiminin başarısız olmasının asıl nedenlerindendir. Ölenlere Tanrıdan rahmet , yaralılara acil şifalar dilerim.

Kuşkusuz bu darbenin bir daha olmaması için yeni önlemler almak ve darbenin önlenmesine yönelik kurumsal tedbirler almak gerekir. Ancak;bunun için, Devlet yapılanmasını kurumsal olarak oluşturmalı, siyasi değişimlerden Devlet bürokratları etkilenmemelidir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi uzun yıllar Devletde çalışarak uzmanlaşmış personel asla iktidarların değişiminden etkilenmemelidir. Almanya ,Fransa benzeri ülkelerde seçimler sonucu veya diğer zamanlarda çok üst düzeyler hariç, uzman kadrolar değişmemekte ve bu yasa ile koruma altına alınmaktadır. Yaşanan darbe girişiminde Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve Bakanlıklarda yaşanan kadro değişimlerinin ve siyasi yapılanmaların çok etkin olduğunu görmekteyiz. Uyarmaya çalıştığım önlemler alındığı taktirde kadroları yetersiz siyasi partilerin !.. başka grup ve yapılardan ihtiyaç karşılamasına da gerek kalmayacaktır.

Ülkeyi yönetenler kendilerine şunu sormalı; Olağanüstü Hal Yasası çerçevesinde; Yargıda, TSK ‘da, ve diğer devlet kurumlarında yapılan atamalarda, partili ve parti görüşüne yakın kişiler Mİ? LİYAKAT sahibi kişiler Mİ? atandı. Bir daha bu kalkışmayı görüp görmeyeceğimiz bu soruya verilecek cevapdadır !....
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cesaret 4 ay önce

aziz nesin yanlış söylemiş bu ülkenin yüzde doksanı salak

Avatar
cesaret 4 ay önce

kendilerinden olmayan halk mı akp liler için sorun yok dün fetocu bu gün akp li döner dururlar onlar için sorun yok

Avatar
borucu 4 ay önce

demokrasi uçurumdan falan dönmedi uçuruma doğru hızla yol alıyor baksana yapılan icraatlara hangisi demokratik

Avatar
ramazan tilki 4 ay önce

1 aydır aynı başlık usandık yahu siteyi açar açmaz demokrasi uçurumdan döndü ne dönmesi uçuruma doğru gidiyoruz