Asker polisi, polis polisi, polis askeri, asker vatandaşı, vatandaş askeri öldürüyor.

Bu hale nasıl geldik?

Partisini ve cemaatini milli ve manevi değerlerin üstünde görenlerin din kardeşini, silah arkadaşını katletmesinden daha doğal ne olabilir?

İnsanları sokak ortasında döverek öldürmenin, linç etmenin yadırganmadığı ve yargılanmadığı bir Ortadoğu ülkesi haline döndük.

İki taraf da Müslüman kardeşini, silah arkadaşlarını öldürmekten çekinmiyor.

Sivilleri katleden, polislerimizi vuran namussuzların tetik çeken elleri titremezken, Mehmetçiği linç eden kitapsızın da eli titremiyor.

Görün artık şu gerçeği.

Mevzu İslam değil. Mevzu gücü elde edebilme meselesi.

Birbirlerinin camilerini bombalayan orta doğunun din kılıklı dönmelerini lanetlerken, ülkemizde cemaatler arasına kan girdiğini kimse dile getirmiyor.

Darbeye teşebbüs eden şu isimlere bir bakın.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk.

Balyoz operasyonundan sonra paralelci olduğu için parlatıldı.

Ardahan Garnizon ve 25. Hudut Tugay Komutanı Erdem Kargın.

Harp okulundan dönem arkadaşları bile cemaate yakınlığıyla tanıyor.

20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Metin Alpcan. Aleni cemaatçi.

Denizde, havada, karada.

Ekleyin de ekleyin.

Kim bu adamlar?

Gavur askeri olarak millete bellettiğiniz komuta kademesinin yerine getirdiğiniz makbul, mütedeyyin subaylarınız.

Kardak kayalıklarında Rumlara kan kusturan kahramanları cezaevine postalayan cemaatin kurmay heyeti.

Sıkıştıklarında askeri helikopterle kaçıp Rum’a sığınan alçaklar.

Milletine ateş eden bu kahpe sürüsünün darbeden sonra oluşturacakları komuta kademesi hazır.

Pensilvanya ve dolayısıyla Amerika ile koordinasyonu sağlayacak generalleri hazır.

Polis özel harekat merkezini, şehirleri vuracak uçakları, helikopterleri hazır.

Milletin üzerine sürecekleri tankları hazır.

Düğünü basıp komuta kademesini kaldıracak timleri hazır.

Fakat televizyonları, meclisi ve siyasileri unutuveriyorlar.

Bunun tek açıklaması olur.

Satışa geldiler.

Planlamada medya, meclis ve siyasilerin üzerine yürümesi gereken birlikler kışlalarından çıkamadı.

Ya darbe haberi sızdı ve erken hareket etmek zorunda kaldılar yada Amerika’da koordinasyon subaylarının iletişimde oldukları güçler paralelcileri gaza verip daha büyük bir oyun için ortada bıraktı.

Yok efendim millet durdurmuş!

Mehmetçiği öldüren sapıklar hariç, milletin canhıraş mücadelesini küçümsemek de doğru değil lakin ilk iki saat sokaklarda yaprak kımıldamadı.

İki saatin sonunda açıkları yüzünden kaybettiler.

İyi ki de kaybettiler.

Bunları bu hale getiren yegane güç AKP.

Ortak hareket ettiklerinde sergiledikleri zulüm ortadayken başardıklarını düşünmek bile korkunç.

Satışa gelmeleri yüzünden başaramadılar.

Kim sattı?

Eğer Amerika’da koordinasyona subay atıyorlarsa sorunun cevabını orada aramak gerek.

Obama’nın açıklamalarının darbe girişiminin akamete uğramasından sonra geldiğini görmemek saflık olur.

İlk saatlerde uluslar arası haber kanalları Erdoğan’ın Almanya’dan sığınma talep ettiğini geçiyordu.

Erdoğan’ın ordu içindeki gelişmeleri takip edebilmesi için MİT müsteşarlığına getirdiği astsubayımızın bu kalkışmadan haberdar olmayışı da enteresan değil mi?

Hala yerine oturmayan pek çok şey var.

Bitti deniliyor da, gerçekten bitti mi?

Böyle bir ortamda kendi Mehmetçiğinin boğazını keserek öldüren, linç eden yaratıkların da ellerinde palalar ve silahlarla uluorta gezmeye devam etmesi nelere gebe olabilir hesap eden yok.

Milleti sokaktan çekelim de demokrasi yanlısı birlikler ve emniyet güçleriyle asayişi sağlayalım diyen yok.

Aksine. Sokaklara davet var.

Bunun sebebi ise Erdoğan’ın milletten başka güvenebileceği büyük bir kadronun hala olmayışı.

Mecliste her partinin alkışladığı demokrasi zaferi.

Öyle mi gerçekten?

Şehitlerimizi bile böler olduk.

Şahsiyetsiz kademe kadrosu tamam da.

Aldığı emre rağmen sokakta ateş etmemek için silahını bırakan Mehmetçik düşmanımız mıydı?

161 şehidimiz var. Darbecilerden de bilmem kaç kişi öldürüldü demek doğru mu?

20 yaşındaki kardeşine kıydın da aziz hatırası için iki kelime de etmeyecek misin?

Bu hikayede takdiri hak eden tek kurum Türk polis teşkilatı.

Şerefsizler tarafından bombalanmalarına, onlarca şehit vermelerine, darbecilerle çatışmalarına rağmen sağduyuyu elden bırakmayan tüm emniyet birimlerinin ayakta alkışlanmalı.

Sevelim, sevmeyelim ekranların AKP’li kuntakinteleri ve gerçekten demokrasi yanlısı tavır gösteren Oğuz Haksever ve benzeri programcılar da büyük iş başardı.

Devlet beyin durumun vahametini bilmesine rağmen duruşu takdire şayan.

İşin özü, AKP’nin besleyip büyüttüğü bir darbeyi demokrasi yanlısı tavır sergileyen bir millet ve siyasetçileri kanıyla, canıyla, duruşuyla bastırdı.

Bugün perde gerisini düşünmeden işi tek başına paralele ihale etmek siyasi olarak karlı bir yaklaşım gibi görülebilir.

Fakat öyle değilse yaşadıklarımız, yaşayacaklarımızın yanında küçük kıyamet olarak kalır.

Biz bu saatten sonra evlatlarımızı peygamber ocağına nasıl göndereceğiz?

Benim evladım ya darbeci cemaatçilerin emriyle milleti vuracak ya da ateş etmeyip silahını bırakırsa şerefsiz sapıklar tarafından linç edilerek öldürülecek ve şehit bile sayılmayacak, öyle mi?

Bir tek cemaatler savaşı kalmıştı. O da başladı.

Ülkenin geldiği durum bu. Ve bu durumun tek sebebi ülkeyi yönetenler.

Yani AKP.

Tabiatta bile her şey sebep sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilir. Bulut olmadan yağmur yağmaz.

Bu darbe AKP’nin kendi elleriyle besleyip büyüttüğü ve tüm ülkenin mağdur olduğu bir darbedir.

Bizi mağdur eden, mağdur olmamıza sebep olan tüm güçlerden hesap sormamız gerek.

Çatışmayan, germeyen, uzlaşmacı, geleceğe güvenle ve umutla bakmamıza vesile olacak siyasi bir dile ihtiyacımız var.

Ve aklı selimle düşünmeliyiz. Bu darbe gerçekten sadece paralelcilerin işi mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Soru 5 ay önce

Yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Ve biliyorum ki bir çok insanın kafasında aynı sorular var.
Hangi akla hizmet önce köprü kapattılar, kendilere soru sorulan askerler rahat rahat "İhtilal oldu" diyorlardı.
Önce siyasileri, telekominikasasyonu, radyo/televizyonları ele geçirmek varken; neden köprü?
Tayyip Erdoğan'ın bulunduğu yere gidilen saat?
Bunlar hep kafaları karıştıran konular. Güldürü programı Levent Kırca bile parodilerinde bundan daha iyisini kurgulamıştı... Bu adamların zekaları bu kadar olamaz!