Milletçe kutuplara ayrıldığımız, birbirimizden uzaklaştığımız, nefretin muhabbete galip gelmeye başladığı, vatan, bayrak gibi, bizi biz eden değerlerin zedelendiği günümüzde, hava ve su kadar elzem ihtiyacımız olan Çanakkale ruhuna çok ihtiyacımız var. Dünyada, evladına kına yakarak, elinden kalemi defteri alarak ve yakasından tutarak, “ Git evladım, eğer vatan bayraksız, minareler ezansız kalacaksa, namusa namahrem el değecekse, öl ve gelme” diyebilen kaç tane millet gösterebilirsiniz?
Çanakkale, her şeyin tükendiği bir anda, Sevr mağarasında ilk defa duyulan “ Mahzun olmayın, Allah sizinledir.” İlahi hitabın, ikinci defa duyulduğu kudsi bir mekandır.

Çanakkale imkanın değil, imanın galip geldiği mutlak bir zaferdir. Mehmed Akif’in Bedr’in aslanlarına denk tuttuğu muhteşem ordumuzun, Bedr’in kahramanlarıyla aynı safta buluştuğu muazzam bir meydandır. Bedir’de Allah’ın yardımı ayetle sabittir. Ama, orada savaşan şehid ve gazilerin kahramanlığını perdelemek için nazara verilmez. Bedir, Efendimiz’in (sav) mükemmel harp taktiği olarak Bedir’de su kuyularını müşriklerden önce tutması taktiğini görmezden gelemezsiniz. Çanakkale’de, Tabyaların top atış taktiklerini, “ Size taarruzu değil, ölümü emrediyorum” hitabının getireceği moral motivasyon stratejisini önemsiz sayamazsınız. Çanakkale, herkesin elinden gelen bütün gayreti son haddine kadar kullandığı, gücün bittiği noktada ilahi yardımın geldiği bir zaferdir.

Çanakkale’de şanlı ordumuzun ve komuta kademesinin harp taktiği ve stratejisini görmezden gelip, tamamen ilahi yardıma bağlamak, Sünnetullah’a ve Adetullah’a aykırı, hazır yeyici bir düşüncenin anlayışı olmakla birlikte, orada kahramanca çarpışan, şehid veya gazi olan ordumuza da haksızlık olur. Bu dengenin çok iyi ayarlanması lazım. Sebeplere riayet etmeden, tamamen ilahi yardıma bağlanırsa adama sormazlar mı, Sarıkamış’taki askerlerimiz Müslüman değil miydi? Orada neden ilahi yardım gelmedi?

Çanakkale’ye kadar bin yıllık tarihinde Malazgirt, Niğbolu gibi muhteşem zaferler vardır. Ama Çanakkale Bedir Savaşı’na benzetilir. Çünkü Çanakkale, Bedir gibi var olup olmama savaşıdır. Çünkü Çanakkale, küllerin arasından tekrar alevlenen, toprağa gömülmek istenirken tekrar dirilen bir milletin destanıdır. Çünkü Çanakkale, küfrün, son bir defa, Türkler dahil, İslam dünyasını bitirmek üzere düzenlediği son Haçlı Seferi’dir. Çanakkale ruhu, düşmanın hevesini kursağında bırakmış, Türk milletin damarına bastıkları an, neler yapabileceğini hakk’al yakin gördükleri bir savaştır. Çanakkale, milletlerin müdafaadan ümitlerini kestikleri yerde, Türk milletinin taarruzunun başladığı er meydanıdır. Bir milletin, ufak tefek teferruatları bırakıp, mukaddesat için el ele, sırt sırta nasıl da cihat ettiğinin fotoğrafıdır.
Çanakkale ruhu, Bosnalısı, İstanbullusu, Vanlısı, Diyarbakırlısı, Uşaklısı, İzmirlisi, Kayserilisi, Hataylısı, Haleplisi, Şamlısı, Yemenlisi el ele vatan için, din için, bayrak için cephelerde can verdikleri bir harptir.

I. Cihan Harbi sonrası Avrupa’dan yoğun gazeteci grupları koşturdu ülkemize. Bin yıllık bir devlet yıkılmış, acaba yok olup gidecek mi diye merak ettiklerinden, ülkemize akın ettiler. Gelenlerden biri de Fransız Le Monde gazetesi yazarı Valentine şunları yazar.
 “İmparatorluğun sonunu görmek için Türkiye’ye gittim. Artık bu millet dirilemez düşünceleri vardı bende. İstanbul’dan Eskişehir’e gittim, trenden indim. İstasyondan çıktım, etrafta müthiş bir fakirlik vardı. Az ilerde oynayan 3 çocuk gördüm, üstlerinde elbise yoktu. Üzerlerine, çuvalları delmiş, kollarında geçirmiş şekilde giysi yapmışlardı. Ben manzara karşısında dayanamadım sordum: “ Babanız nerede çocuklar ? ” dedim. Biri babasının Galiçya’da, diğeri Kafkas, diğeri de babasının Çanakkale’de şehit olduğunu söyledi. Tahta kulübe gibi küçük bir barakadan yaşlı bir kadın çıktı, çocuklara bağırarak, Muzaffer, Gazanfer, Mücahit diye seslendi. İsimler dikkatimi çekti. Şuraya bak, yiyecek bir lokma ekmeği, üzerine alacak bir elbisesi yok, ama çocuklarına hala Muzaffer, Gazanfer ve Mücahit isimleri koyuyor. Muzaffer, zafer kazanan. Gazanfer, yenilmez. Mücahit, daima cihat eden. BU MİLLET YENİLMEZ ” der…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.