Refah seviyemizi nasıl, nereden anlarız, diye kara kara düşünüyordum ki imdadıma şu cümle yetişti.

“Her eve eğer buzdolabı giriyorsa, demek ki bir refah seviyesi var.”

Çok şükür öğrendim.. Refah seviyesinin evdeki buzdolabıyla direkt ilgisi varmış..

Sonuçta şu fani ömrümüzde buzdolabıyla tanışalı ne kadar oldu ki?

Bundan 16 sene kadar önce ormanda elimizdeki mızraklarla avlanıyor, bulduğumuz yiyecekleri ağaç kovuğunda tutuyor, serin mağaralarda muhafaza ediyorduk..

Şunun şurasında Homo Erectus halinden modern insana geçişimizin üzerinden ne kadar zaman geçti ki?

Tabii ki medeniyeti, refahı, hatta demokrasi anlayışını falan da buzdolabıyla ölçebiliriz..

İçinde ne var ne yok, çok da mühim değil.. Doluymuş, boşmuş.. Önemsiz ayrıntılar bunlar..

Enflasyon yüzde 12,15 olmuş falan, buzdolabın var mı kardeşim? Şükret o zaman, gerisini ne karıştırıyorsun?

Hayır benim anlamadığım, madem buzdolabı refah göstergesi, bir FAKİR EVİ GELENEĞİ var biliyorsunuz. O evlerde buzdolabı varsa niye fakirler o zaman? Garip bir çelişki..

İzahı olmayan şeylerin mizahı oluyor, ne yaparsın..

Ama o mizah da sadece acı acı gülümsetiyor..

Mesele bir noktada buzdolabının içinin doluluğu falan da değil aslında..

Mesele içindekine değil, buzdolabına bakarak refah seviyesini belirleyen anlayış..

Bunu miting meydanlarında söyleyebilecek kadar milleti hafife almanın rahatlığı..

Buzdolabının ihtiyaçtan öte bir lüks, bahşedilen çok büyük bir nimet olarak anlatılıyor olması..

Satır arasında mı desem, aleni mi; ama ortada küçümsenen bir millet var..

Ne söylense alkışlar zannedilen, aya 4 şerit yol yapacağını vaat etsen “Heyooo!” diye sevineceği düşünülen bir millet..

Artık buzdolabına bakıp “Şükür” mü der, yoksa bu sözlere bakıp “Doktor bu ne?” deyip buzdolabı sayesinde artan(!) refahının karşılığında cevabını sandıkta mı verir, o da artık milletin bileceği şey..

Konuşacak başka bir şeyi, ağlayacak bir mağduriyeti kalmayınca siyaseti de prompter ile buzdolabı arasına sıkıştırıyorlar..

Halbuki biri hata veriyor..

Diğerinin bir zamanlar içine konulan açılım sürecinin kokusu ise hala burunların direğini kırıyor..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Oğuz 13 ay önce

Hayırlı olsun