1990 Ocak'ında, 19'unu 20'sine bağlayan gece söndü ışığı her bir ocağın..
Aslında 19 Ocak akşamı başlamıştı fırtına öncesinin ayak sesleri.. Saat 19:20 sıralarında Azerbaycan Televizyonu'nun enerji santrali Sovyetler Birliği Devlet Güvenlik Komitesi tarafından havaya uçuruldu..Bu stratejik noktanın seçilmesi olacakların duyulmasını engelleme çabasının kesin habercisiydi..
Saatler gece yarısı olduğunda çoğunluğu ermenilerden oluşan Sovyet Ordusu girdi can Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye..28 Nisan 1920'de Azerbaycan'ı işgal eden Kızıl Ordu,20 ocak 1990 tarihinde en modern silahlarla havadan,karadan ve denizden kuşatarak yeniden işgal etti..Masumiyetin ve cefakarlığın kanını akıttı...Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini bastırmak için katletti çıplak ellerle vatanı savunmak isteyen yüzlerce savunmasız neferi; çocuk,genç,yaşlı demeden kana boyadı o geceyi...
Türk söz konusu olunca durum yine aynıydı..Dünyanın gözü önünde yapılan katliam yine hiç kimse tarafından görülüp duyulmadı..
Bakü savaş meydanına, sokaklar kan gölüne dönmüş,kan rengindeki karanfiller şehitlerin üzerini kırmızı bir örtü gibi örtmüştü..Azerbaycan'ın özgürlüğü uğruna ölüme hazır olmayan millet hürriyetini nasıl kazanabilirdi ki zaten? Ölümün öte kıyısına geçmeyi bu kadar benimseyen cengaver ruhlu bir milleti bu yoldan hangi düşman döndürebilirdi?
Resmi bilgilere göre bu katliamda; 134 sivil vatandaş ve 37 Azerbaycan askeri şehit olurken,770 sivil ve 80 asker yaralanmış,400 kişi gözaltına alınarak Rusya'nın çeşitli hapishanelerine götürülmüş,48 kişi kaybolmuştu..
O cumartesi gecesi,her ne kadar kara ocak olarak anılsa da, aslında şeref,şan ile Azerbaycan yiğitlerinin bin yıllık kahramanlık tarihini dünyaya yeniden gösterdikleri gündür...
Azerbaycan Azad olmuş yüreklerin gücü ile ,o gün üstüne çöken kabusa,sovyet ordusu'nun korkunç ve kanlı baskınına karşı göğsünü gererek,birlik ve beraberliğini dünyaya ispat etti,kaçınılmaz bağımsızlığını da yeniden ilan ederek...
Bağımsızlık kahramanları milyonların parmak uçlarında ebedi istirahatgahı, bugünkü Şehitler Bahçesi'ne (Hıyabanı) yürüdüler..Hürriyet bayrağının yükselmesine kaide oldular..Ardlarında gözleri yaşlı nicelerini bırakarak.
O günleri temsil eden karanfiller ise hala ağlıyor..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.