Başbuğ bugün yaşasaydı, dokuz ışığın üzerine bu doktrinlerin tümünü kapsayacak şekilde koyacağı evrensel ilke rasyonalizasyon yani akılcılık ve yenilikçilik anlayışı olurdu.

Nedir akılcılık yani rasyonalizasyondan kastedilen peki ?

- Milliyetçi hareketin, siyaseten çağı idrak edecek yenilikçi politikalarını tarihi tecrübeye dayandırmasıdır.

- Siyasette devletçi gelenekten milletçi geleneğe geçiştir, devleti ayakta tutmak için sistemle aynileşmek değil, milletin taleplerine uygun politika üretmektir.

- Güvenlikte ve dış politikada milli menfaat ve milli güvenlik esaslarına dayanan köklü bürokrasi ve diplomasi geleneğinin akılcılıkla işletilmesidir.

- Milliyetçilerin kimlik ve mensubiyet meselesinde kamusal alan sivil alan ayrımı  yaparak; kamuda tek kimlik TÜRK MİLLETİ, sivil gündelik alanda çok kimlik ve polikültürel alanı akılla inşa etmesidir.

- Yenilikçilik anlayışıyla hareketi başbuğun bıraktığı noktada kutsal bir put gibi görerek mutlak bir taşlaşmaya dönüşmeden, durmadan kendini yenileyebilen akli tekamüldür gelişimdir.

- Cemaatçilik yani kolektif ruhla tabandan harekete birey yetiştiren,bireye şahsiyet kazandıran eğitime dayanan reformlarla ocakların yenilenmesi ve master doktora yapmış profesyonel ve gönüllü öğretmen ekiplerle maaşlı ve kadın ağırlıklı yapıların kurulmasıdır.

- Cemiyetçilik yani açık toplum ağırlıklı, tavandan siyasi dönüşümün gerçekleştirildiği özgür bir siyasi hareketin akli bir reformla tüm ülkeyi kucaklayacak, kimlikler üzerinden değil birey üzerinden ülkeyi yeniden yapılandıracak bir demokrasi şuurunun inşa edilmesidir.

- Tabandan yetişen bireylerin de tavanda siyaset ve sivil toplumculuk yapan tüzel kurumların da tek bir ilkeye yani ahlakçılığa ve ahlakiliğe dayandırılmasıdır.

- Kurumların tüzel manada partide dahil seküler-ılımlı laik karakterde olduğunun kabulüne ve teminatına dayanan , bireylerden ise seküler-laik bir formasyon beklemeden Türk ve Müslüman karakterini yirmi dört saat yaşamasına imkan tanıyan bir anlayışla akli ve nakli hafızayı sentezlemesidir.

- Milliyetçiliği söylem düzeyinde yıpratmadan her an milliyetçilik demeden, onu kavramsal olarak dile düşürmeden şekli manada geri çekilerek; özsel cevhersel manada bir hal durumuna içselleştirerek, bunu demokrasinin politik unsurlarına dağıtarak yeniden bu kavramı akli ve reformcu manada ayağa kaldırmasıdır…

- Postmodern çok kültürlü bir yeni anayasadan yana değil birey üzerinden özgürlüklerin konuşulduğu ve bundan her mezhep din ve mensubiyetin yararlandığı bir anayasadan yana tavır alan anlayıştır…

- Genç dinamik eğitimli ve dünyayı tanıyan aydınların tamamından yararlanacak alternatif  bir sivil delege formülasyonu oluşturarak hareketin akli geleneği bu zümreyle yeniden inşa edilmelidir.

- Sivil toplum alanındaki vakıf yurt medya gazete dergi sinema edebiyat ve tüm kültürel alanın parti tahakkümünden bağımsız bir yapıya kavuşturulacağı bir alan açarak, kültürel iktidarı toplumun dinamiklerine bırakmak ile babacan bir tavırla maddi desteğin ötesine gitmeyen bir hareket…

- Tüm alanlarda Türk dünyasına desteğini alenen bildirerek yeni bir platforma öncülük edecek, Suriye’ye değil Azerbaycan’daki savaşa, ordu ve lojistik gönderebilecek açıklamayı yaparak dünyaya korku salacak bir hareket…

- Dünyadan azar yemeyen, müttefiki çok olan, akli işbirlikleriyle yaşadığı bölgeyi kavrayan ve huzura kavuşturan bir hareket…

- Üretim politikalarını markalaştırarak dünyaya milli markalar sunabilen ve sunduğu ölçüde gücüyle anılan bir üretim geleneğini İslami referanslarla sosyal adaleti tesis edecek zihniyet dünyasından alan bir aklilik ve yenilenme…

- İçerde dava adamı ve idealist bir vizyonu olacak ancak dışarıda halk adamı vasfıyla bilinen; özgürlükçü ama gelenekçi , tecrübi fakat akılcı, reformcu ama yıkımcı olmayacak bir genel başkan hayal eden bir hareket…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
neval kavcar 9 ay önce

i̇çerde dava adamı ve idealist bir vizyonu olacak ancak dışarıda halk adamı vasfıyla bilinen; özgürlükçü ama gelenekçi , tecrübi fakat akılcı, reformcu ama yıkımcı olmayacak bir genel başkan hayal eden bir hareket"

yukarıdaki satırların, sağı solu farklı oynayan bir lideri anlatıyor sanki. dava adamı içerde de dışarıda da aynı olur.

Misafir Avatar
Dr.Sezai SAYIN 9 ay önce @neval kavcar

sayın nk, i̇nanınız ki diyanetin stk olması,cemaat hakimiyeti yönünden ,bugünden daha iyi olacaktır.görünür olacaktır,gizli saklı değil.liberal düşünce olarak gördüğünüz küreselleşmeye gelince,bunca yıldır kürt yoktur,kürt sorunu yoktur diyenlerin ,bugün ülkeyi ne hale getirdiğini görmek lazım.küreselleşmede aynı buna benzer..i̇çinde olmanız gereken ama mücadele etmeniz gereken bir sorun.saygılarımla

Beğenmedim! (4)
Avatar
neval kavcar 9 ay önce

sezai bey, "kürt sorunu yoktur" gerçekten. pkk problemi vardır. "kürtçe" denilen uygulamada batının yüzyıllık uğraşması sonucu, bildiğimiz osmanlıca benzeri söylemi ortaya koyması. o yüzdendir ki, kanal 6 açıldı, devlet eliyle hepsinin anlaşabilir olması sağlanıyor.

"kürt sorunu yoktur" diyenler değil batının sistematik yularını yöneticilerin boynuna takması ile bu hale geldik. selamlar

Avatar
Hasan Çağlayan 9 ay önce

Hep aynı şeyler hep aynı şeyler. Şunu yapalım bunu yapalım. Bırakın artık bu işleri. "-malı" cılık ile bir yere varamayız. Entel goruneyim diye postmodernizm rasyonel falan filan yazmışsın.

Avatar
Dr.Sezai SAYIN 9 ay önce

2-eğitim için savaşan, toplumun tüm bireyleri,demokratik,laik,bilimsel ve tarafsız bir eğitimden,özgürce ve eşitlik içinde yaralanabilen, değişen dünya karşısında aktif,barışçıl olan,küreselleşen dünya köyünde dünya vatandaşı olurken,tc vatandaşlığını unutmayan,resmi dili türkçe olan, diyanet i̇şlerinin ,devlet kurumu olmaktan çıktığı,özerk,özgür bir stk olduğu,özgür i̇slamın her isteyence hür olarak yaşanabildiği,radikal dincilerden se mevlevilik gibi tasavvufi hareketlerin teşvik edildiği; bir kavramdır türkiyem-türkiyemli kavramı.nacizane,dokuz ışık doktrinine güncel ve farklı bir bakış açısı sunmak istedim.saygılarımla

Misafir Avatar
nk 9 ay önce @Dr.Sezai SAYIN

diyanet devlet kurumu olmaktan çikarsa türlü cemaatin at oynattığı sahada millet şaşkına döner. türk milleti lider devlet olmayı düşünmeli, bırakın başkaları "dünya vatandaşı olmayı" düşünsün. liberal fikirlerle, türk milliyetçiliğinin alakası yok sayın doktorum.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Dr.Sezai SAYIN 9 ay önce

1-devlet kavramı,tc kavramının önüne geçmemeli,tc nin bekası temel kavramdır.*sadece türk milleti değil ‘’ türkiyem milleti’’ olmalı. *Türkiyeli kavramı,sadece yaşanan yer anlamında.bursalı,Kayserili gibi.toplumun özelliklerini,kültürünü ruhunu anlatamıyor..türkiyem –türkiyemli kavramı;din,dil,ırk ve cinsiyet ayrımı olmayan,bugünkü sınırlar içerisinde,birlik ve bütünlüğü savunan,tc bayrağını göndere çeken,tc nin geleceği,huzuru ,barışı için mücadele eden, , tcnin iç ve dış tehditleri güncellenmiş,iç terör ve dış odaklara karşı dimdik ayakta durması için tüm gücünü kullanan, hak ve özgürlükleri geliştiren,adaletli,insanların ekmek paralarını adil , saygın ve insanca bir şekilde kazanmasını sağlamak isteyen,paylaşan,farklı kültürleri düşman olarak görmeyip ,tc haritasının renkleri olarak gören ,sınıflar arası ayrımcılığı reddeden,bilimsel ,teknolojik gelişim için çaba harcayan,yolsuzlukların,adam kayırmaların üzerine korkusuzca giden,