Karşınızdaki size gerçeğini bildiğiniz şeyleri manipüle ederek anlattığında ne hissedersiniz ya da ne yaparsınız? Ben genelde müstehzi sayılabilecek bir gülümsemeyle ya da ilk kez duyuyormuş gibi yapıp “Hmm! Bak sen! İlginç..” diye iç sesimi bastırmaya çalışarak dinlerim..

Bu ara ekranlara bakınca, verilen bazı demeçleri okuyunca, sorulara verilen yanıtlara bakınca da tam olarak böyle yapıyorum..

Bir hamaset bir hamaset!

Tirat, tirat üstüne!

Alerjik reaksiyon gösterilen değerlerimize tutunmalar mı dersin, ötekileştirdikleri, hakaret ettikleri insanlara “aynı gemi” diye yanaşanlar mı dersin, eleştiriden kaçmak için “Birlik beraberlik ama canım, zamanı mı?” diye sindirme çabaları mı dersin.. Ne ararsan var..

“Cari açık alarm veriyor” deyince hainsin..

E şimdi hangi noktaya geldik? Hain dedikleriniz haksız mıymış? Bu noktaya gelmeyelim diye uyarmak niye hainlik oluyor? Hem aynı gemideyiz ya belki bu yüzden çırpınmıştır uyaranlar..

**

“Sıcak parayla ne kadar döner bu çark? Üretmek lazım; üretim ekonomisi lazım” diyene edilmeyen küfür kaldı mı? -Kaldıysa da şimdi troller açığı kapatıyor tabii.. -

Üretmeyince olmuyormuş işte.. Dış güç, bilmem ne lobisi dediklerinize davetiyeymiş meğer üretimi bırakıp tüketim toplumuna dönüşmek.. Haksız mıydı bu insanlar? Aynı gemideyiz ya, ondan bas bas bağırıp seslerini duyurmaya çalıştılar belki de size “Üretim, illa da üretim!” diye..

**

“Hukukun üstünlüğü önemli, adaletin, hukukun konuşmadığı bir ortama yatırımcı gelir mi? Bu sistem bize yaramaz.. Yapmayın, etmeyin, bu durumu göz ardı etmeyin!” diyenlere ne sıfatlar yakıştırdılar!

Bir çift dudaktan çıkan sözler her şeyi allak bullak edince İngiltere’ye gidilmedi mi durumu toparlamak için? Aynı gemide olduğumuz için, hukuk dediğimiz şey bir gün herkese lazım olacağı için uyarmış olmasın o insanlar? Ne dersiniz?

**

“Lobi dediğiniz, komplocu dediğiniz, dış güçler dediğiniz sadece şimdi mi var? Dün de yok muydu? Bundan sonra olmayacak mı? Onların sana karşı girişimlerine meydan verecek bir alan açma! Temeli sağlam olana, akılcı adımlar atana dış güç dediğin zarar veremez!” deyince bağıra bağıra alnına türlü yaftalar yapıştırmadılar mı bu insanların?

Gemi gemi!

Aynı gemideyiz ya hani.. Ondan anlatmak için çırpınıp durdu o insanlar belki.. Hiç düşünmediniz mi?

**

Yalakası, yağcısı ABD Başkanı Trump seçilince bir göbek atmadığı kaldı, “Saçmalamayın! Babanızın oğlu değil bu adam.. Ayrıca bize değil ABD’nin başına seçildi.. Biz oy kullanmadık yahu! Kendinize gelin!” diyene “Hillaryci” diyen mi istersin “Türkiye’nin iyiliğini istemiyor” diye abuk sabuk ithamlarda bulunanlar mı? Ne ararsan vardı?

Trump’ı öve öve göklere çıkaranlar, “Hiç olmadığımız kadar yakınız” diye manşetler döşeyenler şimdi Trump’a demediklerini bırakmıyor.. Gel de gözlerin yaşarmasın..

Uyaranlara, uyandırmaya çalışanlara gareziniz neydi? Aynı gemideyiz ya, ondan sarsıp uyandırmaya çalıştı bu insanlar belki de sizi? Hiç aklınıza gelmedi mi bu olasılık?

**

Bu uyarıları yapanları gemiden atmak için ne uğraştınız be!

Şimdi zamanında o aynı gemiyi anlatmaya çabalayan insanlara dönüp “Aynı gemideyiz” hatırlatması yapıyorsunuz ya;

Ayıptır!

Yarın yine gemiden atmaya çalışacağınızı bilmesem, inanacağım da.. Olmuyor..

**

Hamaset dediğimiz şey meseleyi doğru konuşmamızı engelliyor.. Hamaset yapmayanı ya görmezden geliyorlar ya da sosyal medya trollerini üzerine salıyorlar..

Tabii ki sorarım arkadaş!

Dolar 7 TL olunca “Vatan, millet, Sakarya” diyerek döviz bürolarına koşturan, o yandaş kanalların mikrofonlarına koca koca laflar eden abiler Dolar 4,5 TL iken niye ortalıkta görünmüyordu?

Benim güzel ülkemde bu kadar yerli ve milli insanımız varken döviz mevduatları neden var mesela?

Parasını birikimini insanlar neden dövize yatırmak zorunda hissetmiş kendini?

Sokaktaki adam ya da Ayşe Teyze’nin niye dövizle işi olmasın canım?

3 -5 kuruş birikimini TL’den ziyade dövize yatırma ihtiyacı duymasının nedenini konuşalım.. Hakikaten neden?

Güven veren, yarınlar için soru işareti yaratmayan bir sistem ve ekonomi politikası anlayışı varsa, vardı ise, insanlar neden dövize yatırım yapmayı tercih etsin ki?

**

İktidara yakın duran partinin döviz mevduatı olması çok konuşuluyor kaç gündür.. Genel Başkan’ı açıkladı.. Meblağdan bahsetmedi; ancak hazinenin yardımı dışında paralarının olmadığını, bunun bir miktarının da dövize bağlanmış banka mevduatı olduğunu belirtti..

Her koşulda iktidarın yanında durur hale gelen partinin az ya da çok parasının bir miktarını dövize bağlamasının nedeni işte tam da konuşulması gereken!

İktidarın ekonomi politikaları, yanıbaşındakine, ortağına güven telkin etmiş mi?

Döviz hesabı ihtiyacı neden ve hangi ekonomik endişeyle ya da beklentiyle hasıl olmuş?

**

Meselenin özünden ayrılıp sorulması gerekenleri sormayınca, sorunca duymamış gibi yapınca sadece günü kurtarmış oluyorsunuz!

Ama dert değil tabii(!)

Ne de olsa yarın yine sarsılınca, sarsıntıya bir bahane bulunur..

Bu, papaz olmaz da başka bir şey olur..

Ad koyması zor değil..

O zaman yine en ufak bir mahcubiyet duymadan aynı gemiyi hatırlatırlar, o gemiden atmak için tekmelediklerine..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Türk Ahmet ÜNSAL 3 ay önce

kaleminize sağlık. zaten attığınız başlık yetiyor.