Bugün Kazakistan'ın başkenti Astana'da çok önemli bir toplantı gerçekleştiriliyor. Suriye'deki ateşkesi kalıcı hale getirmek için garantör sıfatıyla Türkiye ve Rusya öncülüğünde İran, Suriye Rejimi ve muhalifler bir araya geliyor. DEAŞ, El Nusra ve PYD'nin yer almayacağı görüşmelerde davet edilmesine rağmen ABD sadece Büyükelçi konumunda temsil ediliyor. Bir anlamda "ne yardan geçerim ne serden" diyen ABD yaklaşımı Trump'ın gelişmeleri görerek hareket edeceği yönünde bir izlenim veriyor. Muhalifler yaklaşık 20 grupla temsil ediliyor. Delegasyona BM Özel Temsilcisi Beşar El-Caferi başkanlık ederken Türkiye'yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal, Rusya'yı Putin'in Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev, İran'ı Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Jaber Ansari, BM ise Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura tarafından temsil ediliyor.

Daha önce de başarılmıştı...

Kazakistan buna benzer bir organizasyonu 2013'te İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak P5+1 ülkelerinin katılımıyla 2 kez gerçekleştirmiş ve süreç sonunda kısmi bir başarı elde edilmişti. Astana'da protokol, lojistik, güvenlik ve organizasyon anlamında sıkı tedbirler alınıyor. Yeni göreve başlayan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdurahmanov konuyla bizzat ilgileniyor. İlk yurt dışı ziyaretini Kazakistan-Rusya diplomatik ilişkilerinin 25. yıldönümünde Moskova'ya gerçekleştiren Abdurahmanov mevkidaşı Lavrov ile bir araya geldi. Kazak Bakan bağımsızlık sonrasında Rusya-Kazakistan ilişkilerinin eşitlik ve karşılıklı fayda ilkelerine uygun şekilde geliştiğine dikkat çekti. Müzakerelerin Suriye'deki barışın sağlanması için ne kadar önemli olduğu ortada... Ancak Rusya-Kazakistan ilişkilerinin bu denli yoğun ve kurumlarla süregelmesi Astana'da yapılacak organizasyonu açılardan daha da önemli hale getiriyor.

Kazakistan-Türkiye-Rusya denklemi

Birincisi; Kazakistan, Rusya ve Türkiye aracılığıyla Rus/Slav ve Türk Devlet/toplulukları ekseninde önemli bir konumda duruyor. İki ülkenin temsil ettiği kültürel/kimliksel zemin Avrasya coğrafyasındaki iş birliği seçenekleri alabildiğince kuşatıyor. Gelinen noktada kurumsallaşma boyutuyla Rusya'nın üstünlüğü dikkat çekse de Türkiye ve Türk Dünyası olgusu Kazakistan'ın gelecek yöneliminde önemli bir yerde bulunuyor. Kazakistan siyasal ve ekonomik anlamda Rusya ile ne zaman yoğun bir bütünleşme sürecine girse ülkedeki Türk Dünyası hassasiyeti daha da belirginleşiyor. Çünkü Kazakistan-Rusya ilişkileri böylesine güçlü olsa da 7000 km. sınır ilişkisi ile ülke toprakları dönemsel tehdit algısına sahip olabiliyor. Dolayısıyla belli başlı sorun ve eksikliklere rağmen tıpkı Rusya gibi Türkiye'de Kazakistan için vazgeçilmez bir yere sahip. Öyle ki açık/gizli bir rekabet söz konusu... 2012 yılında Astana Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiğinde Rusya'nın öncülü olduğu BDT nezdinde de Kültür Başkenti yapılması kararlaştırılmıştı. Ası sorun iki ülke arasındaki uzaklaşma ya da gerginliğin Kazakistan'ın çıkarlarına aykırı olması. Burada sadece siyasal değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşam açısından da riskler söz konusu. Örneğin uçak düşürme krizinin ardından Türkiye'den Kazakistan'a hareket eden tırlar Rusya'da durdurulmuştu. Dış ticarette ve turizmde de kayıplar yaşandı. Dolayısıyla Türkiye-Rusya ilişkilerinin kontrollü ve belirli bir dengede ilerlemesi Kazakistan'ın gelişimi ve istikrarı için son derece önemli.

Güvenli ve istikrarlı Kazakistan

İkincisi; Suriye ve Irak'ta bulunan ve özellikle 2014-2016 döneminde sayıları artan Yabancı Terörist Savaşçılar sorunu... Kazakistan Hükümeti DEAŞ cephesinde bulunan Kazakların sayısının 400 civarında olduğunu belirtiyor. Ancak gerçekte sayının bundan daha fazla olduğu yönünde medyada farklı bilgiler de bulunuyor. Şimdi bu vatandaşların Kazakistan'a dönmeleri veya irtibatta olabilecekleri hücreler yoluyla eylemlere girişebilme ihtimalleri ülke güvenliği için büyük bir tehlike oluşturuyor. Her ne kadar müzakerelere katılmayacak olsa da Kazakistan, Astana zirvesi ile bölgedeki saha avantajını daha yakından kullanabilme ve güçlü istihbarat ile bu tehlikeli süreci kontrol edebilme imkanı bulacaktır.

Üçüncüsü de ülkenin imaj ve tanıtımı için artı değer oluşturması. Üstelik bir de ateşkes güçlenir ve Cenevre zirvesi için sağlam bir dayanak teşkil ederse ABD öncülüğündeki Koalisyon güçleri de Kazakistan'a daha yüksek bir değer atfedeceklerdir. Organizasyonun sorunsuz bir şekilde tamamlanmasıyla yaz başında gerçekleşecek olan EXPO 2017 de olumlu etkilenecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.