"İyi ki doğdun annem. Geldiğin günden beri ben sen oldum.Kendimde kaybolup seninle doğdum. Seni çok seviyorum."

Bir annenin dilinden dökülen cümleler bunlar.. Bebeğine kavuştuğu anın, o mucizenin fotoğrafının altını süslemiş bu hislerle..

"Kendimde kaybolup seninle doğdum"

Ne kadar derin.. Ne kadar anlamlı.. Ne kadar mucizevi..

9 yıl..

9 yıl boyunca bir anne evladıyla yeniden öğrenmiş her şeyi..

"Çocukluğum" demiş oğluna..

Yeniden keşfetmiş dünyayı..

Başka bir çift gözden de bakıp görmeye başlamış..

**

Kimi fotoğraflarda annesinin kavalyesi, kiminde kankası, kiminde minik oğlu, kiminde okul arkadaşı..

Birlikte büyümek böyle bir şey belki de..

Ve nasıl mutlular..

Anne başka, oğlu bir başka güzel gülüyor..

Bazen olur öyle; bir çocuğun bir fotoğrafına bakarsınız, bir anda 20 yaşındaki hali belirir gözünüzün önünde..

Bazı fotoğraflarda tam da o 20'lik delikanlıyı, o delikanlının havalı,keskin bakışlarını, o karizmatik gülüşünü görüyorsunuz..

**

Hafif uzun saçları.. Tepeden toplayınca adeta Barcelona'da top koşturan bir futbolcuya dönüşüyor karizması..

Futbolu çok seviyor; ancak kim bilir belki tiyatroya da ilgisi başka bir yol açabilir ona.. Drama eğitimi alıyor..

Donanımlı, memlekete hayırlı bir evlat yetiştirmek için anne - baba belli ki keyifle ve müthiş bir sorumlulukla çabalıyor..

Böyle bilinçle, dolu dolu yetişen evlat memleket için ne güzel şanstır.. Fotoğraflara böyle bakınca umutlu bir gülümseme oturuyor yüzüne insanın..

**

Sonra o gülümsemenin donduğunu hissediyorsun..

O fotoğraflardaki mutluluğun artık o karalere hapsolduğunu hatırlıyorsun..

Fotoğrafında 20 yaşını gördüğün o delikanlının hep 9 yaşında kalacak olması yüreğini sızlatıyor..

Çorlu'daki tren kazasının, o kazaya neden olan ihmallerin kurbanlarından biri olması isyan ettiriyor..

Oğuz Arda Sel.. Babasıyla birikte çıktığı yolculukta, babasıyla birlikte koptu hayattan.. Onlarca can gitti..

**

Aşırı yağan yağmur, dediler kenara çekildiler..

Bir de yayın yasağı getirdiler..

Oysa rayların altındaki boşluğun fotoğrafı yetti her şeyi anlatmaya..

İhmal "Buradayım!" diye bağırıyordu..

**

Aynı saatlerde birileri bir heyecanın içindeydi..

Öyle ya memlekette sistem, rejim değişiyordu..

Yeminler, törenler, bakanlar, alkışlar..

Her birini izlerken gözümün önünde tek fotoğraf: Altı boşalmış o raylar..

**

Şimdi anne Mısra Öz Sel, yine oğluyla olan fotoğraflar paylaşıyor sosyal medyada..

"Evde bekliyorum, dedim.. Gelmedin." diyor evladına..

"Babacığınla cennettesin. Dilim varmıyor, gönlüm razı olmuyor bu gerçeğe." diye sesleniyor..

O derin acı hafiflemez ya, böyle paylaşıyor..

**

Sistemin adı ne olursa olsun..

İster "Bey" desinler, ister "Paşa", ister "Başkan"..

Kişisel ve siyasi ikballeriniz nasıl garanti altında olursa olsun..

Oğuz Arda Sel'in ikbalini umursamayan, ihmale meydan veren ve görmezden gelen, annenin yakarışına ve yürek acısına sırtını çeviren zihniyetten de onun sisteminden de bir hayır gelir mi? Beklenir mi?

**

"Uçsuz bucaksız cennet bahçelerinde oyna anneciğim... Bu dünyanın yeşili bile kırmızı artık!

Sen ve senin gibi masum canların kanlarıyla bulandı yeşil çimlerimiz, mavi gökyüzümüz...

Sana söz çocuk! Sana söz! hesabını soracağız!"

Anne şimdi böyle sesleniyor evladına..

**

O hep 9 yaşında..

Annenin yüreği ise hep yangınlarda..

"Altı boşalmış ray sistemi" memlekete hakimken, daha kim bilir kaç yavrumuzun 20'li yaşları sadece fotoğraflarından hayal edilecek?

**

Sistem de kara tren de yoluna devam ediyor şimdi.. Duran hayatları unutanları ise vicdanım bir kenara not ediyor..

Ah Arda! Ah güzel çocuk!

Çiğdem Akdemir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.