Bir anda patladı kavga.

Hakaretler havada uçuşuyor.

Erdoğan’ın Tek Adam hırsına One Minute çeken Bülent Arınç’ın sözlerine Gökçek’in gösterdiği tepki ve ardından tekrar Bülent Arınç’ın Gökçek’e yönelik hakaret dolu sözleri AKP’deki çatlağın ne kadar derin olduğunu gösteriyor.

Bülent Arınç “paralelci mi?”

Melih Gökçek “Ankara’yı parsel parsel sattı mı?

Bu sorular önemli. Ama daha önemlisi bu kavganın kamuoyu önünde gerçekleşmesi.

**

Yandaş yazarlar bile bocaladı. Anlamakta zorlandı.

Zirvede bir kriz var ve bu kriz hayatlarında görmedikleri kadar paraya boğulan yandaş yazarları endişelendiriyor.

Haklılar.

Endişelenmeyi gerektirecek bir kriz yaşanıyor Erdoğan ve hükümet arasında.

Bu krizin kökleri biraz daha gerilerde aslında.

5 Ocak tarihini hatırlayalım. Cumhurbaşkanının hükümete başkanlık edeceğini açıkladığı o tarihlerde Binali Yıldırım açıkladığında Bülent Arınç Binali de kim demişti hatırladınız mı?

İşte bugün ortaya çıkan kriz o günlerden başlayan çatlağın devamı.

Kriz  Merkez Bankası Başkanının hırpalanması Hakan Fidan’ın adaylığının geri çektirilmesiyle yatışmış gibiyken yeniden alevlendi.

Hem de daha sert ifadelerin kullanıldığı bir tartışma ile.

**

Medyaya yansıyanlardan anladığımız şu;

Hükümet kanadı Cumhurbaşkanına bilgi vermeden HDP ile Dolmabahçe görüşmesini gerçekleştiriyor ve 10 maddelik bir uzlaşı metni yayınlıyor.

Akabinde de Öcalan’ın Nevruz çağrısı planlanıyor. Arkasından da İzleme Heyeti kurulması ve Yüzleşme Komisyonu gelecek.

Burada bu görüşmelerden haberi ve bilgisi olmadığını söyleyen Erdoğan ortaya çıkıyor ve Çözüm Sürecini daha da sıkıntıya sokacak Kürt sorunu yok sözlerini sarf ederek 10 maddelik mutabakata İzleme Heyeti ve Yüzleşme Komisyonuna karşı çıktığını ifade ediyor.

Gerekçesi ise daha ilginç;

İmralı’nın meşruiyeti ve maddelerin demokrasi adına kabul edilemez oluşu.

Buradan biz şunu anlıyoruz.

Hükümet bu görüşmeyi ve uzlaşma adımlarını Erdoğan’dan saklamış.

Böylemi bilemiyoruz ama anladığımız bu.

Ama hükümet kanadı da Cumhurbaşkanının her adımdan haberi olduğunu söyleyerek bir anlamda yalan söylüyorsun diyerek Erdoğan’a işine bak anlamında bir ayar çekiyor. Tepkilerinin hissi olduğunu yani gücü elinden kayan birinin duygusal tepkileri olarak anlamlandırıyor.

İşin bir başka tarafı Erdoğan Saray’a çıktıktan sonra yapılan her şeyin yanlış olduğunu yeni fark etmiş gibi.

 İzleme komitesi yanlış... Dolmabahçe toplantısı yanlış...10 madde yanlış...

Bu şu manaya geliyor. Benim içinde olmadığım, iznim olmayan her şey yanlış.

**

Son dönem de kulislerde dolaşan Erdoğan ile Davudoğlu arasında yaşanan Hakan Fidan’la doruğa çıkan ayrışma Bülent Arınç’ın sarsıcı sözleri ile saklanamaz hale bürünüyor.

Her meselede Davudoğlu hükümetini istiskal eden Erdoğan’dan duyulan rahatsızlık Bülent Arınç’ın sözlerinde saklı.

Türkiye’de iç barışı sağlayacağı öne sürülen Çözüm Süreci AKP içinde bir savaş çıkartmış gibi.

Bülent Arınç’ın Erdoğan’a ayar çektiği ve belki de One Minute dediği konuşma çok önemli.

**

Siz bakmayın konu mankeni olmam diyen Erdoğan’ın karşı çıkış gerekçeleri olan terör örgütü liderinin meşrulaşması ve maddelerin demokrasi açısından kabul edilemez oluşu iddiasına.

Çözüm Süreci boyunca adeta bir taraf haline getirilen ve her sözüne ayrı önem atfedilen Öcalan’ın meşrulaşma endişesi Cumhurbaşkanının aklına yeni mi geldi sizce?

Hükümet üyeleri ile HDP arasındaki krizlerde Adayı referans olarak göstererek meşrulaştıranlar muhalefet partilerimiydi ki?

Toplum yok sayılırda bu kadar aptal yerine konur mu?

Öcalan meşrulaştırılacakmış.

**

Hülasa AKP içinde çatlak var.

Bu çatlak 7 Haziran öncesi milletvekilleri listesini kimin hazırlayacağı noktasında daha da derinleşecek.

Erdoğan eğer Başkanlık Sistemini getiremezse partinin ve Meclis’in kontrolünü kaybetmek istemiyor.

Davudoğlu ve kadrosu ise direniyor.

Gemi su alıyor.

Bakalım hangi fareler gemiyi önce terk edecek.

Müjdat ÖZTÜRK 24-03-2015

www.gazete2023.com  


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.