Türk Milleti'nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "başkan" yapmakla o kadar meşgulsünüz ki çevrenizde olup bitenleri farketmiyor,çok önemli detayları kaçırıyorsunuz! 

İlerde başınıza bela olmaması için elimi değil gövdemi taşın altına koyup size küçük bir hatırlatmada bulunacağım.

Konu Çözüm Süreci.

Varlığına varlığınızı armağan ettiğiniz,dertlilere deva borçlulara eda bildiğiniz biricik Reis-i Cumhurunuz Recep Tayyip Erdoğan'ın çözüm süreciyle ilgili tutumu şöyle:

"Bitirmedik, buzdolabına kaldırdık" 

Yani henüz 3 ay öncesine kadar oy verdiğiniz partinin en büyük projesi olarak gösterip, şimdi kontrolsüz ve suni Milliyetçilik edalarıyla unutturmaya çalıştığınız o günler Erdoğan'ın bu ülkedeki hükmü devam ettiği taktirde mutlaka geri gelecek.

Şimdi Erdoğan'ın şu cümleyi yeniden kurduğunu düşünün:
“Biz çözüm için her yola başvururuz. Baldıran zehrini içmekse, biz o baldıran zehrini içeriz!"

Kabus gibi gelecek biliyorum ama hemen ardında Beşir Atalay'ın ağzından "Beğenin ya da beğenmeyin, Öcalan Kürtlerin lideri. Bir mekanizma oluşturduk. MİT, Öcalan'la görüşüyor. Biz HDP'lilerle görüşüyoruz, onlar da Kandil'le görüşüyor.” cümlelerinin tekrar döküldüğünü hayal edin!

Dolmabahçe'de müzakere masaları, Diyarbakır'da konser alanlarının yeniden kurulduğunu,Öcalan ile sohbetlerin, Kandil ile gel-gitlerin, HDP ile fingirdemelerin tekrar başladığını düşünün.

Yandaş Gazetelerin "PKK Silah Bırakıyor" başlıkları attığını, havuz medyasının kanallarında "çözüm Türkiye'yi 100 Yıl ileri götürdü" martavallarının konuşulduğunu aklınıza getirin.

Kafanız karıştı değil mi?

Tıpkı,  23 Ağustos 2010 tarihinde Bahçeli'ye ithafen “PKK ile biz görüşmedik. Görüştüğümüzü söyleyen şerefsizdir.” cümlesini kuran Erdoğan'ın,iki yıl sonra 28 Aralık'da “PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim. Sıkıntısı olan bana söylesin.İmralı ve Kandil ile MİT gibi kurumlar aracılığıyla görüşmeler yapılıyor, bu tür görüşmeler devam ediyor.” sözlerini duyduğunuzda hissettiğiniz gibi hissettiniz değil mi?

Bir ara neredeyse sizin de dilinizin "Kürdistan" demeye alıştığı Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki ilk kaldırılan  "Ne Mutlu Türk'üm diyene" tabelasının indirilme görüntülerini izlediğinizde hissettiğiniz gibi...?

***

"Çözüm sürecinin tamamen bitirilmesi" MHP'nin AKP ile koalisyon kurmak için ortaya koyduğu 4 şarttan birisiydi.
AKP MHP'nin taleplerini öyle ağır buldu ki, masaya koyulan şartları "MHP Koalisyon yapmak istemiyor" diye algılayarak kaos içindeki Türkiye'yi tüm siyasi ve sosyal şartlar aleyhte olmasına rağmen erken seçime götürme kararı aldı.

Yani Erdoğan çözüm sürecinden vazgeçmemekte ve bir şekilde hala inanmaktadır.

Ya siz, İnanıyor musunuz?

Eğer Öyleyse:

Erken seçim odaklı bu Milliyetçilik rüzgarına kendinizi fazla kaptırmayın!
Tayyip Erdoğan'a ayak uyduracağız diye zaten çoğunuz pervaneye döndü, az biraz yavaş gelin, açık kapı bırakın!
Yarın öbür gün "terör sorununun silah ile çözülmeyeceği 30 yılda anlaşıldı, inkar politikalarıyla bir yere varılmıyor ve dağlarda çiçekler açacak" gibi gevşek  cümleler kurmaya yüzünüz kalsın...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.