Cumhuriyet tarihinin en önemli en kritik seçimlerine az bir zaman kaldı.

AKP devletin bütün imkânlarını, valilerini, kaymakamlarını, seçim kurullarını seferber etmiş durumda.

Seçim kurullarına yapılan her itiraz geri çevriliyor.

Cumhurbaşkanı tarafsızlık yeminini ihlal ederek meydan meydan AKP lehine geziyor.

Devlet kurumlarında çalışanlar AKP mitinglerine gitmek zorunda bırakılıyor, resmi araçlar mitingler için tahsis ediliyor.

Öğrenciler zorla AKP mitinglerine götürülüyor, mitinglerde yoklama yapılıyor.

Camilerin içinde seçim propagandası yapılırken Diyanet görevlileri bile AKP’ye çalışıyor.

Camilerden, metrolardan elektrik çalınıyor.

Dağ, taş, cadde, sokak, meydanlar Erdoğan ve Davudoğlu posterlerinden geçilmiyor.

Yüksek Seçim Kurulu yaşananlara gözlerini kapatıyor, kulağını tıkıyor.

Seçim güvenliğinden bahsetmek mümkün değil.

Her şey AKP lehine oluşturulurken muhalefet partileri de bu eşitsiz ve adaletsiz seçim ortamında çalışmalarını sürdürmeye çalışıyor.

Seçim propagandasının serbest olduğu meydanlarda muhalefet partilerinin TIR’ları kaldırılıyor, astıkları afiş ve bayraklar sökülüyor, çalışmaları kaymakamlıklar tarafından engelleniyor.

Böylesi demokratik ortamdan uzak bir süreç AKP lehine işliyor.

Televizyon kanalları, gazetelerin büyük bir kısmı, yandaş köşe yazarları Erdoğan yazıp Davudoğlu çiziyor.

Muhalefet partileri en temel hakları olan propaganda hakkından mahrum bırakılıyor.

Kimseden ses yok.

Afedersiniz bir kişiden ses çıkıyor O’da sanki sabah akşam konuşan kendisi değilmiş gibi “beni susturamazsınız” diyor.

Anket firmaları sürekli AKP lehine sonuç yayınlıyor.

Muhalefet partilerinin miting yapması engelleniyor.

Kiralanan reklam panolarından MHP’nin reklamları kaldırılıyor

Akıl alacak gibi değil.

Sandıkta millet iradesinin demokratik bir şekilde oluşması mümkün değil.

İradenin tecellisi her biçimde engellenmek isteniyor.

Bu engellemelerin en çirkini İstanbul’da yaşanıyor.

Büyük bir sıçrama yapan yükselişi bütün çevreler tarafından kabul edilen Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul’da miting yapmasın diye her türlü hile ve desise ile karşılaşıyor.

Günlerce önce İstanbul’un belirlenmiş bütün meydanlarına 31 Mayıs’ta miting yapmak için başvuran MHP’ye miting alanı verilmiyor.

MHP’nin başvurduğu alanlara Saadet Partisinin de başvuru yapması sağlanıyor ve kura ile belirlenmesi gereken Yenikapı miting alanı oylama yapılarak AKP’nin işbirlikçisi Saadet partisine veriliyor.

Her türlü engelleme Milliyetçi Hareket Partisinin önüne çıkarılıyor.

Bütün bunlara rağmen Milliyetçi Hareket 31 Mayıs’ta Yeniden İstanbul’un Fethi mitingini yapmakta kararlı.

Hangi kirli yönteme başvurulursa vurulsun MHP Lideri Bahçeli’nin İstanbulluyla kucaklaşması önlenemeyecek.

MHP İstanbul İl Teşkilatı 31 Mayıs’ta yüz binlerce bozkurtla Bahçeli’yi Kazlıçeşme’de karşılayacak, bağrına basacak.

HDP’nin 30 Mayıs’ta Kazlıçeşme’de yapacağı mitingi görmezden gelerek bu alanın resmi miting alanı olmadığını söyleyeceklere kulak asmayın.

HDP’ye güç yetiremeyenler MHP ile baş edemez.

Dağdan inenlere ses etmeyenler Bozkurtlara güç yetiremez.

Kazlıçeşme Türk Milliyetçilerinin büyük yürüyüşünün başladığı yer olacaktır.

İktidar borusu çalmıştır ve toplanma alanı Kazlıçeşmedir.

Artık ERGENEKON Kazlıçeşmedir…

Tek gelmeyeceğiz Kazlıçeşmeye…

Çoluğumuzu, çocuğumuzu, eşimizi, dostumuzu, anamızı, babamızı  alıp Kazlıçeşmede yer tutacağız.

Bu zulme dur diyecek, Kazlıçeşme’den Milliyetçi Hareketin iktidarını haykıracağız.

Selam olsun Turan ülkesinde uyanacak sabahlara,

Selam olsun Tanrı Dağının Bozkurtlarına,

Selam olsun yüreklerini Türklükle tutuşturanlara…

Müjdat ÖZTÜRK 23-05-2015

www.gazete2023.com


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.