Bir kâbusu yaşadık o gece.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 8 gün geçti.
Kamuoyu fotoğrafı daha net görmeye başladı.
Gerçekler ortaya çıkarken devletimizin nasıl bir felaketin eşiğinden döndüğü de belirginleşti.
Ciddi analizlere, sağlıklı bir milli perspektiften yapılmış değerlendirmelere ihtiyaç var.

Kendisini Cumhuriyetle özdeşleşmekten kurtaramayan askerin başımıza musallat ettiği Türk demokrasisinin kâbusudur darbeler.

Her biri ağır yıkım ve tahribat yapan darbelerin en sonuncusuna tarih önünde tanıklık ettik.

Büyüklerden duyduğumuz darbenin dehşetini yaşadık.

Bu kez farklı olan önceden adalet ve emniyete sızdığı artık bir hakikat olan Fetullahçı paralel yapının Türk Ordusunu da ele geçirmiş olmasıydı.

**
O gece devletimizin nasıl bir acz içinde olduğunu gördük.

İstihbarat birimlerinin zaafını, Türk Ordusunun komuta kademesinin savunmasızlığını fark ettik.

Yaverlerin bile paralel yapının kontrolünde olduğu gerçeği ile yüzleştik.

Ama bir milletin şahlanışı karşısında hiçbir darbenin gerçekleşemeyeceğini hiçbir darbecinin karşı duramayacağını da idrak ettik.

**

Cumhurbaşkanımız hayatını dakikalara borçlu.

Genelkurmay Başkanımız ve kuvvet komutanlarımız rehin alındı.

TBMM, Emniyet ve Özel Harekât Merkezimiz bombalandı.

Savunmasız insanlarımız sokaklarda katledildi.

Çok şükür darbe siyasetçilerimiz, medya ve milletin işbirliği ile püskürtüldü.

**
Ama kafalar karışık.
Devletimizin düştüğü çaresizlik üzüntü verici.
Ortadoğu’da yaprak kımıldasa haberimiz olur iddiasında bulunanlar burunlarının dibinde planlanan darbeyi nasıl sezemediler?

Darbecilerin bulundukları kritik noktalara gelebilmesi niçin engellenemedi?

İstihbarat birimleri neden darbeden gecikmeli haberdar oldu?

Darbenin uluslar arası bağlantısı nedir?

Şimdi bu sorulara cevap arama zamanı…
**
Devletimiz ağır yara aldı.
Tahribat büyük.
Darbe girişimi sonrası gözaltına alınan ve devletle ilişiği kesilenlerin sayısı FETÖ’nün Türk Devletine hangi çapta sızmış olduğunu gözler önüne seriyor.
İki Cumhurbaşkanı yaveri, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının yaverleri, Milli Savunma Bakanı Özel Kalem Müdürü, Deniz, Hava, Kara Kuvvetleri Personel Daire Başkanları, İstihbarat Başkanları, rektörler, yüksek yargı mensupları, emniyet mensupları, iş adamları bu örgütün emrinde Türk Devletini ele geçirecek bir planı aşama aşama gerçekleştirmişler.
Türk Ordusunun toparlanması uzun zaman alacak.
**
Geriye dönüp bir hatırlayalım;

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eski Genel Kurmay Başkanını terör örgütü kurmak ve yönetmekle yargılayanlar dönemin siyasi iktidarını da TSK’ya karşı yürütülen “asimetrik psikolojik savaşa” ortak etmiş ve milli ordumuz Ergenekon Balyoz, Kafes gibi kumpas davalarla tasfiye edilmişti.
Şimdi Fetullahçı darbe girişiminin hedefinde olanlar o günlerde iyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz derken TSK’nın kozmik odalarını Fettullahçı polislere yağmalatmış en mahrem bilgiler bu yapının eline geçmişti.
Geldiğimiz nokta da 15 Temmuz darbe girişimini yapanların önünü açan bu operasyonlar sonucunda TSK’nın en kritik yerleri Fetullahçı generallere teslim edildi.
Darbeci generaller ve Fetullahçı yapı sorgulanırken geçmişte yaşanan bu gerçekler unutulmamalıdır.

**
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu itibari ile Milli Devlettir.
Küresel güç odakları ve uluslar arası sermaye ile işbirliği yapanlar Milli Devleti tasfiye noktasında işbirliği yapmış bu tasfiyenin önündeki engelleri kaldırdıktan sonra kendi aralarında düştükleri iktidar mücadelesi ülkemizi bugün yaşadığımız karanlık sürece taşımıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücülerin ısrarlı itirazlarına kulak tıkayarak bu işbirliğini sürdüren ve sonra kanlı bıçaklı bir iktidar kavgasına sürüklenerek ülkemizde darbe ortamını oluşturanlar şimdilerde sokaklarda ellerinde Türk bayrakları dillerinde Mustafa Yıldızdoğan’ın Türkiyem parçası ile demokrasi nöbeti tutuyor.
O halde demokrasi nöbeti ile milleti sokaklara davet edenler artık şu soruyu kendilerine sormalıdır;
Biz bu boku niye yedik???
Müjdat ÖZTÜRK 23-07-2016
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sevgiler 5 ay önce

birçok kişi prosedür anlatırken, sizin yaklaşım eksiklerini ele almanız değerli bir bakış açısıdır. tebrikler. şunu akılda tutmak gerek, sosyal devletin işlevlerini hangi cemaat veya yapı gerçekleştirirse, vatandaş devlet diye onu bilir. fethullah gülen'i vatandaşın gözünde "devlet" yapan 24 ocak kararları ile başlayan 35 yıllık süreç hatalarla doludur. "kenan evren olmak ister misin?" sözü darbenin en kritik cümlesidir. kenan evren'e darbeyi kim yaptırdıysa bu darbeyi de o yaptırmak istedi.

Avatar
caner TÜRK 5 ay önce

cumurbaşkanın dakikalar değil saatler önce orayı terketti